Egede bir sahil kasabası, Adı Güvercinlik. Denize yaslanan küçük, rüzgârı tuz kokan şirin bir yer… Herkes birbirini tanırdı ama kimse kimseyi gerçekten bilmezdi. Ali amca, her sabah gün doğmadan uyanırdı. Ne horoz sesiyle ne çalar saatle… Alışkanlıkla....
Dava adamlığı fotoğraf vermekle değil, altmış yıl sonra aynı masaya oturabilmekle ölçülür. Dün bir kahvaltı sofrasında zaman durdu. Saat 09.30’da başlayan muhabbet, 16.00’da “hadi bir nokta koyalım” denilerek bitirildi. Aslında bitmedi… Sadece kelimeler yoruldu, hatıralar...
Ve o gün geldiğinde insan şunu anlar: Bazı gidişler kayıp değil, kalbin kendini kurtarmasıdır. Bazı insanlar hayatımıza sevgiyle değil, boşlukla girer. Ama biz o boşluğu sevgi zannederiz. İnsan kalbi tuhaf bir emanettir. Bir tebessümü umut sayar,...
– “Nereye gidiyorsunuz?” – “Kızılelma’ya…” Bir tankın üstünde, kuzey Suriye’de ilerleyen bir askere soruluyor: “Nereye gidiyorsunuz?” Cevap kısa, sarsıcı ve yüzyılların içinden geliyor: “Kızılelma’ya…” Belki de son yüz yılda duyduğumuz en anlamlı cümlesiydi bu. Çünkü bu söz,...
Belki de mesele, kaybettikten sonra anlamak değil; kaybetmeden önce durup düşünmektir. “Bir gün herkes kaybettiği şeylerin değerini mutlaka anlayacak ama o gün hiç kimse yerli yerinde olmayacak…” İnsanın en ağır imtihanı, fark edişin gecikmesidir. Hayat çoğu...
TÜRKİYE NEREDE DURUYOR? Türkiye’nin, kendini çok iyi gizlemiş üç kıtada çok büyük bir haber alma ağı var; analiz etme, sentezleme, değerlendirme ve yeni bir karşı strateji oluşturup bilgece hareket etme gücü var. Net! Dünyada uluslararası...
Hayatin içinden gelenler… Hayata dair… “Bir şeyden çok eminim: Kendimi üzdüğüm kadar kimseyi üzmedim bu hayatta…” İnsan bunu bir başkasına değil, ancak kendine itiraf edebilir. Çünkü başkasının kalbini kırdığımızda bir özürle hafifler içimiz, ama kendi kalbimizi kırdığımızda onu...
TÜRKİYE NEREDE DURUYOR? Türkiye, Batı’dan öğrendiklerini Doğu’ya, Doğu’dan öğrendiklerini ise batıya öğreten; kıtalar arasında bir köprü devlet, tahterevalli gibi bir denge ülke. Dünya değişiyor: Felsefe ve inanç değişiyor, bilgi ve teknoloji değişiyor, insan ve davranışları değişiyor,...
Bu tablo romantik bir hatıra değildir. Bu tablo, devlet aklının sosyolojik fotoğrafıdır. Bugün akşam Ahmet Üstün abiyle birlikte, İpek Yolu Derneği’ne ait uluslararası öğrencilerin kaldığı eve misafir olduk. Mehmet Ali Akpınar’ın ev sahipliğinde açılan o kapıdan içeri...
“Anlamak masraflı iştir…” Sezai Karakoç’un bu cümlesi, bugünün toplumuna tutulmuş bir aynadır. Çünkü biz artık anlamaktan kaçıyoruz. Dinlemek zahmetli, düşünmek yorucu, empati ise pahalı geliyor. Onun yerine hüküm veriyoruz. Hızlı, hoyrat ve sorumsuzca… Toplum,...
Osmanlı, Şam’ı bir eyalet olduğu için değil, Anadolu’nun kilidi olduğu için ayakta tuttu. Halep’i ticaret için değil, Anadolu’nun nefesi olduğu için korudu. “Anadolu Savunma Hattı Olur.” Tarih bize şunu defalarca gösterdi: Savunma...
Bir de şu eski söz var: “Kurtla ortak olan tilkinin hissesi ya tırnaktır ya bağırsaktır.” “Onlara: Yeryüzünde fitne çıkarmayın denildiğinde, Biz sadece ıslah edicileriz derler.” (Bakara, 11) Kur’an, insanı anlatırken asırlar aşar. Çünkü fitnenin dili değişir...
Din eğitimin temel hedefi doğru dindarlıktır. Dindarlık, hâl ve tavır halidir, dini emirleri özümseyerek yaşar; yaşamıyla, hal ve tavır diliyle konuşur. Din eğitimi sisteminin en temel iki sorunu var: biri ‘eğitim’ ve diğeri ise...
Girit’te yapılan neydi? Önce “uzak” dediler. Sonra “yük” dediler. Sonra “elde tutmak zor” dediler. En son “zaten bizim değil” dediler. “Ecdadın izleri – Girit’ten Suriye’ye” Girit düştüğünde Sultan Abdülhamid Han’ın dudaklarından dökülen o...
Düşünsenize! Henüz bir şiir yazamayanlar, henüz yazılan bir şiiri şerh edemeyenler Kur’an’ı ve hadisi tüm incelikleriyle nasıl anlayıp, dilin inceliklerini kullanarak din eğitimi nasıl yaparlar? İşte bunu henüz hiç bilemiyorum. Ya siz? Din eğitimi...
Sevilmek istiyoruz ama sevmeye yanaşmıyoruz. Anlaşılmak istiyoruz ama anlamaya sabrımız yok. … “sevgi her şeyi çözer” diyoruz. Doğrudur… Ama bir şartla: Sevgi varsa. Bizde mesele çözülmüyor çünkü sevgi varmış gibi yapılıyor. Sözlerde var, afişlerde var,...
Eş, sözü değil; beraber susabilmeyi unutmaz. Bir evin ayakta kalması duvarla, kolonla olmaz. Evi ayakta tutan şey, aynı sofrada buluşabilme iradesidir. Eskiden sofra; sadece karın doyurulan bir yer değildi. Sofra; hal hatırın sorulduğu, göz göze gelinen,...
Dili öğretmeden akıcı konuşmayı bekliyoruz, dini öğretmeden edep ve hayâ sahibi olmayı bekliyoruz. İşte bu mümkün mü? Bilmiyorum. Dil; ruhunda, zihninde, gönlünde ve bedeninde olanı iletişimle aktarabilmektir. Dil öğrenmede ve öğretmede nerede hata yapılıyor?...
Sitemizde daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler (cookies) kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için Gizlilik sayfasını inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanmaya devam etmeniz halinde çerezleri (cookies) kabul etmiş olursunuz.