DOLAR
50,1498
EURO
55,9219
ALTIN
6.556,39
BIST
11.482,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
11°C
Pazartesi Az Bulutlu
13°C
Salı Az Bulutlu
13°C
Çarşamba Az Bulutlu
16°C

Tıp Fakültesi Tercihlerinin Sınıfsal ve Aile Dinamikleriyle Şekillenen Yolu: Doğu ve Güneydoğu’dan YKS Başarısı

Doğu ve Güneydoğu’nun sınıfsal ve aile dinamiklerini gözler önüne seren, Tıp Fakültesi tercihlerinin YKS başarısına etkili yolculuğu.

Tıp Fakültesi Tercihlerinin Sınıfsal ve Aile Dinamikleriyle Şekillenen Yolu: Doğu ve Güneydoğu’dan YKS Başarısı
07.03.2026 08:36
A+
A-

YKS kapsamında derece yapan öğrencilerin tıp fakültesini tercih etme motivasyonları, sınıfsal ve kültürel dinamiklerle iç içe geçiyor. Marmara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Rümeysanur Erikli Doğan’ın doktora tezi, 2023 yılında sayısalda ilk 10 bine giren 23 öğrenci üzerinden bu eğilimi masaya taşıyor. Araştırmada katılımcıların aileleriyle yapılan görüşmeler, tıp tercihlerinin ardındaki toplumsal ve ailevi bağları gün yüzüne çıkarıyor. Danışmanlık ise Ortadoğu Sosyolojisi ve Antropolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alim Arlı tarafından yürütülüyor.

Günde yaklaşık 17 saatlik ders çalışma temposu ile öne çıkan öğrenciler, çoğunlukla Cerrahpaşa, ÇAPA, Marmara ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ni tercih etmiş durumda. Doğan’ın aktardığına göre bu gençler için tıp, istikrarlı bir iş ve yüksek gelir garantisini simgeliyor. Ancak bu kesinlik, mühendislik veya temel bilim gibi alternatif alanlara yönelseydiler ne olacağını da düşünmelerine yol açıyor; çünkü özel sektörde belirsizlik ve işsizlik korkusu onları tıp yönünde eldeki en değerli hedefe bağlı kalmaya itiyor.

Doğu ve Güneydoğu’nun yükselen ilgisi ise tıp fakültelerine olan talebin bölgeler arasında belirginleştiğini gösteriyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, “ailenin ilk doktoru olma” hedefinin aile ve nesiller boyu sürmesiyle erken yaşlardan itibaren kariyer planları şekilleniyor. Bu gençlerin başarıya giden yolunda mobilite arzusu, doktor olmanın sosyoekonomik kapılarının açtığı bir umut olarak değerlendiriliyor.

YÖK verileri, Türkiye genelinde tıp fakültelerinde toplam 132 bin öğrencinin bulunduğunu gösteriyor. İstanbul dışından gelen öğrencilerin oranları da dikkat çekiyor: İÜ-Cerrahpaşa’da öğrencilerin %23.5’i İstanbul’daki, %9.4’ü Gaziantep’ten geliyor; Sağlık Bilimleri Üniversitesi için ise başlıca kuşaklar İstanbul, Batman, Bursa ve Gaziantep gibi şehirlerden kaynağa sahip.

Aile yapıları ve çocuklarının geleceğini şekillendirme biçimleri üzerine yapılan değerlendirmelerde, ebeveynlerin mesleki durumu da belirleyici oluyor. Çalışmada iki grup öne çıkıyor: Birinci grup, genelde devlet okullarında yetişmiş, dershane dışı mali imkanlardan yararlanamayan, eğitim hayatı boyunca ebeveynlerinin sınırlı eğitim geçmişine sahip öğrencilerden oluşuyor. Bu aileler için doktorluk, ekonomik ve toplumsal yükseliş adına zirve konumunda; ancak bu yoksulluk ve baskı altında büyüyen çocuklar için de ders çalışma yoğunluğu ve duygusal yükler büyük bir baskı yaratıyor.

İkinci grup ise maddi olarak daha avantajlı olan ailelerden geliyor; bu öğrenciler için doktorluk hedefi, ailelerinin sosyal ve kültürel yaşamlarını sürdürmesine olanak tanımaya devam ediyor. Maddi olanaklar, bu öğrencilerin yurt içi ve yurt dışı olanaklara, kültürel aktivitelere ve lüks harcamalara olanak tanımasına zemin hazırlıyor. Ancak hepsi için ortak olan payda, tıp seçiminin aileye maddi güvence ve statü kazandırdığı inancı.

YKS sonuçlarıyla tıp fakültesi tercihlerinin arkasında sadece kişisel hedefler değil, aile geçmişi ve bölgesel dinamikler de rol oynuyor. Marmara Üniversitesi’nden Rümeysanur Erikli Doğan’ın doktora çalışması, 2023 yılında sayısalda ilk 10 bin içinde yer alan 23 öğrenciyi temel alarak, bu kararların toplumsal altyapısını inceliyor. Tez kapsamında çalışmalarına danışmanlık yapan Prof. Dr. Alim Arlı’nın koordinasyonunda, öğrenciler ve aileleriyle yapılan görüşmelerden edinilen bulgular belirleyici oluyor.

Günlük yoğun çalışma temposu olan bu öğrenciler, genelde Cerrahpaşa, ÇAPA, Marmara ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ni tercih etmişler. Tıp, onların dünyasında güvenli bir iş ve yüksek maaşla özdeşleşen bir meslek olarak görülüyor. Bu yazıya göre, mühendislik gibi alternatifler düşünüldüğünde bile özel sektördeki iş güvencesizliği ve belirsizlikler, tıp yönünde netleşen tercihleri güçlendiriyor.

Doğu ve Güneydoğu’daki artış bu eğilimin bölgesel bir fark yarattığını gösteriyor. “Ailenin ilk doktoru” olma hedefinin erken yaşlardan itibaren konmuş olması, bu gençlerin başarıya olan inancını pekiştiriyor. Bölgesel göç ve mobilite, gençlerin doktorluk yolunu seçme kararlarını etkileyerek, tıp fakültelerine olan ilgiyi artırıyor.

YÖK verileri, Türkiye’deki tıp fakültelerinin toplam öğrenci kapasitesinin genişlediğini gösteriyor. İstanbul merkezli adaylar arasında İÜ-Cerrahpaşa, öğrencilerin büyük çoğunluğunu İstanbul’dan getirse de, Gaziantep, Bursa, Mersin ve Diyarbakır gibi şehirlerden de önemli katılımlar dikkat çekiyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi için de benzer dağılımlar vardı.

Ailelerin sosyoekonomik yapısı iki ana grupta toplanıyor: Birinci grup, ev hanımı anneler ve işçi/engellere dayalı birer strawholder babası olan, devlet okullarında büyüyen ve dershane desteklerinden sınırlı yararlanan gençler. Bu gruptaki ailelerin çoğu birden çok nesil için geçerli olan yüksek beklentiyi taşıyor. Doktorluk, ailenin ekonomik ve toplumsal yükselişi için bir araç olarak görülüyor. İkinci grup ise daha iyi ekonomik olanaklara sahip, bu da çocukların sanatsal, kültürel ya da uluslararası fırsatları deneyimleyebilmesini mümkün kılıyor. Her iki durumda da tıp, güvenli bir gelecek ve toplumsal statü sunan bir kapı olarak kabul ediliyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.