DOLAR
48,8201
EURO
56,0152
ALTIN
6.846,53
BIST
13.337,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
20°C
İstanbul
20°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
17°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
20°C
Cuma Parçalı Bulutlu
22°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
23°C

Türkiye’nin Savunma Teknolojilerinde İleri Adımlar: İnsansız Sistemler ve Füze Kabiliyetlerinde Yeni Dönem

Türkiye’nin savunma teknolojilerinde insansız sistemler ve füze kabiliyetlerinde yeni dönemi keşfedin; ileri adımlar ve stratejik gelişmeler.

Türkiye’nin Savunma Teknolojilerinde İleri Adımlar: İnsansız Sistemler ve Füze Kabiliyetlerinde Yeni Dönem
15.03.2026 18:36
A+
A-

Bir televizyon programında gündeme dair soruları yanıtlayan Bakan Kacır, insansız hava araçlarının (İHA) savaş alanında hızlı üretim ve çok sayıdaki kullanımlarıyla öne çıkmasına dikkat çekti. Günümüzde kamikaze niteliğinde olmayan, sürü halinde çalışan ve otonom işlevlerle görev yapan bu sistemler, farklı ülkelerin birbirine karşı uzaktan saldırılarını mümkün kılıyor ve Türkiye’nin insansız sistemler konusundaki tecrübesini artırıyor.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki üretim hızıyla ilgili olarak, milli şirketlerin iş birliğiyle yeni ürünlerin haftalar içinde ortaya çıktığını ifade eden Kacır, gelecek dönemde seri üretimi daha da ileri götürmeyi hedeflediklerini belirtti. Ayrıca kabiliyetlerin çekirdek teknolojilerinden başlayıp tüm alanlarda derinleşmesi gerektiğini vurguladı.

“TESLİM EDİLEN, ENVANTERE ALINAN HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİMİZİN TAMAMI AKTİF” ifadesiyle, Çelik Kubbe adı verilen sistemler bütünlüğünde tehditlere karşı Türkiye’nin güçlü savunma unsurlarına sahip olduğuna işaret eden Kacır, envantere alınan kapasitenin artması için hızla üretim ve teslimat sürelerini iyileştireceklerini söyledi. Ülke coğrafyasının genişliği nedeniyle bu süreçte ölçünün büyüklüğünü ve sayıyı artırmanın önemli olduğuna vurgu yaptı.

Kacır, dünya genelinde birkaç ülkenin savunma kabiliyetlerini konuştuğunu ifade ederek, Türkiye’nin çoğu aracı kendi geliştirme yoluyla üretime geçmesi açısından bir fark yarattığını belirtti. Müttefiklerle iş birliğini güçlendirmek istediklerini fakat hakikatin, çekirdek teknolojilerden başlayan bağımsız üretim süreciyle geldiğini anlattı.

“TÜRKİYE OPERASYONEL TECRÜBE ANLAMINDA DA DÜNYANIN EN BAŞARILI ÖNCÜ ÜLKESİ HALİNE GELDİ” diyen Kacır, Türkiye’nin dron teknolojisi, insansız sistemler ve elektronik harp alanlarında operasyonel tecrübe ile lider konumuna ulaşmış olduğunu söyledi. ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE’nin füzeler konusunda ileri düzey kapasite kazandığını belirten Kacır, milli füzelerin son yıllarda gerçekleşen başarılarıyla 20 yıla yakın bir süredir devam eden milli projelerin meyve verdiğini vurguladı.

Savunma alanında dengelerin nasıl değiştiğini anlatırken, taarruz yeteneğinin vazgeçilmezliği üzerinde durdu. Türkiye’nin balistik füzelerde milli ürünler geliştirdiğini ve Tayfun adıyla seriye alınan hipersonik bir balistik füzeye sahip olduğunu ifade eden Kacır, 2 bin kilometre menzilli bir programın da yürütüldüğünü belirtti. Buna eşlik eden seyir füzelerinin ise harp sahasında kilit rol oynadığını belirtti.

“HAVA-HAVA FÜZELERİNDE 100 KİLOMETREYE YAKLAŞTIK AMA DAHA İLERİYE ÇOK HIZLI GELECEĞİZ” sözleriyle, hava savunma sistemlerinin etki alanının genişlemesini ve milli kabiliyetlerin artırılmasını önemseyen Kacır, radar sistemleriyle uyumlu hava-hava füzelerinin geliştirilmesini de vurguladı. ASELSAN’ın MURAD radarının kullanışlılığına değinen Kacır, TÜBİTAK SAGE’nin Gökdoğan ve Bozdoğan füzelerinin Türkiye’yi dünyada ilkler arasına taşıdığını ifade etti ve hava-hava füze kapasitesinin hızlı yükselişine dikkat çekti.

Sanayinin geneli hakkında düşüncelerini paylaşan Kacır, seri üretim kabiliyetlerinin savunma sanayisini ileri seviyeye taşıdığı görüşünü yineledi. Ülke olarak milletin güvenliğini sağlamak için güçlü olmak gerektiğini, bunun da diplomasiyle birlikte caydırıcılığı en üst düzeye çıkarmakla mümkün olacağını söyledi. Barış talebi ve caydırıcılığın dengelenmesi gerektiğini belirten Kacır, savunma sanayisi adımlarının bu hedefi desteklediğini ifade etti.

Bir televizyon programında gündemdeki konuları ele alan Bakan Kacır, savaş alanında öne çıkan en kritik unsurlardan olan insansız hava araçlarının (İHA) hızlı üretim kapasitesiyle çok sayıda kullanıldığını vurguladı. Özellikle sürü halinde çalışan ve otonom görev üstlenen bu sistemler, farklı ülkelerin uzaktan saldırı yeteneklerini güçlendiriyor ve Türkiye’nin tecrübesini zenginleştiriyor.

Türkiye’nin savunma sanayisinde üretim hızını, milli şirketlerin uyumlu çalışmasıyla bir adım öne taşıdığını söyleyen Kacır, gelecekte seri üretimin daha ileri düzeye taşınacağını ve tüm kabiliyetlerin çekirdek teknolojilerden başlayarak derinleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

“TESLİM EDİLEN, ENVANTERE ALINAN HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİMİZİN TAMAMI AKTİF” demecinde, Çelik Kubbe’nin bütünlüklü bir sistem olarak savunma yapısında yer aldığını hatırlattı. Tehditlere karşı ülkenin güçlü savunma unsurlarına sahip olduğunu söyleyen Kacır, envantere giren kapasitenin artması için üretim ve teslimat süreçlerini hızlandıracaklarını belirtti. Coğrafyanın büyüklüğü nedeniyle bu süreçte hacim ve sayının da önemli olduğunu vurguladı.

Dünyadaki birkaç ülkenin kabiliyetlerinin konuşulduğu bir dönemde, Türkiye’nin çoğu platformu kendi başına geliştirip üretime geçmesinin bir fark yarattığını ifade eden Kacır, müttefiklerle iş birliğini güçlendirmek istediklerini ancak özünde bağımsız, çekirdek teknolojilerden başlayan bir yol izlediklerini belirtti.

“TÜRKİYE OPERASYONEL TECRÜBE ANLAMINDA DÜNYANIN EN BAŞARILI ÖNCÜ ÜLKESİ” ifadesiyle, Türkiye’nin dron teknolojisi ve insansız sistemler alanında operasyonel tecrübe açısından öncü konumda olduğunu kaydeden Kacır, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE’nin stratejik niteliğe sahip füzeler üzerinde ileri düzey kapasite geliştirdiğini vurguladı. Milli füze projelerinin yaklaşık iki dekardır sürmekte olduğunu ve sonuçların alındığını belirtti.

Hava savunma sistemi ile taarruz kabiliyetinin dengeli bir şekilde sürdürülmesi gerektiğini söyleyen Kacır, balistik füzelerde milli çözümlerin önemine değindi. Tayfun hipersonik balistik füzesi ve 2 bin kilometre menzilli program gibi hedeflerle Türkiye’nin savunma sanayisinin gücünü pekiştirdiğini belirtti. Ayrıca hava-hava füzelerinin geliştirilmesinin, uçaklar için kritik radar altyapılarıyla uyumlu olarak ilerlediğini söyledi.

“HAVA-HAVA FÜZELERİNDE 100 KİLOMETREYE YAKLAŞTIK AMA DAHA İLERİYE ÇOK HIZLI GELECEĞİZ” sözleriyle, MURAD radarının menzil kapasitesiyle uyumlu hava-hava füzelerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. TÜBİTAK SAGE’nin Gökdoğan ve Bozdoğan füzelerinin, Türkiye’yi dünyada ilkler arasına taşıdığına işaret eden Kacır, hava-hava füze kabiliyetinin hızla gelişeceğini belirtti.

Sanayinin diğer sektörlerdeki kabiliyetlerine vurgu yapan Kacır, seri üretim kabiliyetlerinin savunma sanayisini ileriye taşıdığını ve bu sayede Türkiye’nin küresel güvenlik mimarisine katkıda bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin barış talebini sürdürürken, caydırıcılığı en üst seviyeye çıkarmak için gerekli adımları atmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.