Tarımın dönüştürücü gücüyle Türkiye yükselirken, sürdürülebilirlik ve kararlarla büyüyen bir gelecek için ilham verici bir yol gösterici.

Tarım ekosistemine dair düşüncelerimizi paylaşırken, ülkenin dört bir yanından çiftçilerimizle buluşmanın verdiği memnuniyeti dile getiriyorum. Toprağın verdiği her ürün ve yaşamın her damlası, bize Allah’ın nimeti olarak bakmamızı öğütleyen bir medeniyetin elinden geliyor. Toprağa “ana” demek, sadece bir söz değildir; çünkü “ne ekersen onu biçersin” mesajı hafızalarımızda derin izler bırakır.
Tarım, yalnızca bugün için değil, insanlığın geleceği için de vazgeçilmezdir ve bu yüzden yeri doldurulamazdır. Doğanın dengesini korumak, iklim krizi ve afetlerle mücadele etmek, su, hava ve toprak kaynaklarını temiz tutmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Ancak mevcut sorunların temelinde vahşi kapitalizmin etkisi olduğunu da söylemek gerekir.
Güncel haberleri Google yoluyla takip etmek isteyenler için bizi favorisinizde saklamanızı öneriyorum; favoriler arasına ekleyin ve en son gelişmeleri hemen görün.
Nimeti aziz bilen bir medeniyet olarak, insan hayatının üzerinde su, toprak ve hava için hakkımızı savunuyoruz. Nimetin hukukunu gözetmek, en yüce erdemlerden biridir; bu doğrultuda daha çok kazanmak veya daha çok tüketmek uğruna kaynakları kirletmenin bedelini ödüyoruz. Rekorlar kırılmaya devam ediyor; hasatlar arttıkça üreticilerin yüzü gülüyor.
Bu yıl arpa, buğday ve diğer ürünlerde rekolte açısından önemli başarılar elde etmeyi hedefliyoruz. Kararlılıkla ilerleyerek, 42 ilin 61 organize tarım bölgesini hayata geçirip tarım alanında daha iyi konumlara çıkmayı planlıyoruz. Görünürdeki şovlar değil, somut çalışmalar öne çıkıyor; çiftçilere söz verenler değil, sözlerini işleyenler ön plana çıkacaktır.
Ana muhalefetten tarıma fayda gelmez; tarımsal kalkınma adına yürüttüğümüz çabaları sürdürmekte kararlıyız. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla ilerlerken, güçlü Türkiye’nin kapılarını sonuna kadar açmayı hedefliyoruz. Terörle mücadelemizi sürdürürken ülkenin ekonomik ve tarımsal kapasitesini güçlendirecek adımları atıyoruz.
Tedbirlerimiz ve müjdelere gelince, kadın ve gençlere yönelik kredi limitini 3 milyon liradan 5 milyona yükseltiyoruz; kredi garanti fonuyla daha güçlü finansman olanağı sunacağız. Atıl durumda olan et besi işletmelerini üretime kazandırıyoruz; 2 yıl geri ödemesiz, 8 yıla varan kredi seçenekleriyle çiftçilerimizin yanında olmayı sürdürüyoruz. Kendi elektriğini üreten üretimin desteklenmesi için teşvikler getiriyoruz. Küçük baş hayvancılık için kredi limitlerini 2 milyon lira, büyük baş için 3 milyon liraya çıkarıyoruz.