DOLAR
48,9776
EURO
55,8235
ALTIN
6.614,97
BIST
12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
20°C
İstanbul
20°C
Hafif Yağmurlu
Salı Hafif Yağmurlu
19°C
Çarşamba Az Bulutlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Yağmurlu
18°C

Suriye Mutabakatı: En ileri adım mı, fiili bölünmüşlüğün sonu mu?

Suriye mutabakatı: en ileri adım mı, yoksa fiili bölünmüşlüğün sonu mu? analiz ve etkileri kısa bir bakış.

Suriye Mutabakatı: En ileri adım mı, fiili bölünmüşlüğün sonu mu?
30.01.2026 18:36
A+
A-

Haber Merkezi – Son mutabakat kapsamında Suriye hükümeti ile SDG’nin ana omurunu oluşturan yapının birleşik ve merkezi bir yönetim altında toparlanması hedefleniyor. Ankara’dan alınan bilgi notlarına göre bu anlaşma, bölgedeki fiili bölünmeyi sona erdirmeyi amaçlayan en kapsamlı adımlardan biri olarak değerlendiriliyor ve sahadaki uygulamanın samimiyeti büyük önem taşıyor.

“Suriye’nin refahı için atılan adımlar umut verici” sözleriyle öne çıkan CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova’nın aktardığı gelişmeler, bugün için süreci şu başlıklar altında öne çıkarıyor: ateşkesin kalıcı bir çerçeveye kavuşturulması, güvenlik güçlerinin belirlenen bölgelere konuşlanması ve entegrasyon süreçlerinin başlatılması. Bu çerçevede, Suriye Savunma Bakanlığı’na bireysel katılım yoluyla başlayan entegrasyon süreci, ilerleyen aşamalarda hükümetin kuracağı tümenler kapsamında genişletilecek ve Kobani Tugayı Halep vilayetine bağlı bir tümenin çatısı altında yer alacak.

En temel başlıklar olarak dikkat çeken mutabakatın sekiz ana maddesi şu şekilde özetleniyor: 1) Kalıcı ateşkesin güvence altına alınması ve cephe hattından güçlerin geri çekilmesi; 2) İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı’da konuşlanması ve bu şehirlerde istikrarın sağlanması; 3) Bölgedeki güvenlik unsurlarının entegrasyon sürecinin başlatılması; 4) SDG unsurlarının Suriye Savunma Bakanlığı çatısı altında bireysel katılımı ve daha sonra ilgili tugaylarda görev alması; 5) Kobani Tugayı’nın Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde kurulması; 6) Özerk yönetim kurumlarının devlet kurumlarına entegrasyonu ve mevcut memurların kadroya alınması; 7) Kürt halkının sivil haklarının yazılı olarak güvenceye alınması; 8) Yerinden edilmiş kişilerin güvenli geri dönüşünün sağlanması.

“Fiili bölünmüşlüğü sona erdirmeye yönelik ileri adım” ifadesiyle not edilen bu mutabakat, askeri, idari ve sivil boyutları kapsayan kapsamlı bir yol haritası olarak görülüyor. Başlangıçta bireysel katılımın ön planda tutulduğu entegrasyon süreci daha sonra hükümetin kuracağı tümenler ve çatısı altındaki birimlerle şekillenecek. Ayrıca gönüllü olarak sahada nitelik kazanacak olan unsurların, ilerleyen aşamalarda Suriye devletinin yönetimi altında kalacağı belirtiliyor.

İlk aşamada Suriyeli olmayan unsurların (başta Türk vatandaşları) dönüşü konusunda da mutabakat kapsamında çalışmalar yapılacağı ifade ediliyor. Bu bağlamda mevcut mutabakat, önceki anlaşmaların eksik kalan yönlerini tamamlayarak fiili bölünmüşlüğü sona erdirmek amacıyla en ileri adım olarak değerlendiriliyor. Anlaşmayla, uzun süredir SDG kontrolündeki bölgelerde gördüğümüz sarı bölgenin fiilen ortadan kalkması bekleniyor.

Olası faydalar ve uygulanabilir sonuçlar olarak ifade edilenler arasında, toprak bütünlüğünün güçlendirilmesi, enerji kaynakları ve sınır kapılarının tek merkezden yönetilmesi ile güvenlik yapılarının merkezi Şam yönetimine entegre edilmesi bulunuyor. Ayrıca yerinden edilenlerin güvenli dönüşü ve bölgesel istikrarın güçlenmesi, terör örgütlerinin hareket alanının kısıtlanması gibi etkiler öngörülüyor.

Türkiye’nin bakışı ise sahadaki uygulama sürecine aktif katılımla destek vermeyi öngörüyor. Ankara, tarafların mutabakatı samimiyetle ve hızlı bir şekilde uygulamaya koyması gerektiğini vurguluyor. Bu gelişmelerin, terörsüz bir güvenli bölge hedefine yönelik ilerlemeyi güçlendireceği ve Türkiye’nin güvenlik kaygılarıyla uyumlu bir sonuç yaratacağı düşünülüyor. Mutabakatın mevcut halinin, önceki anlaşmalarla tamamlanan eksik yönleriyle fiili bölünmüşlüğü ortadan kaldırması bekleniyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.