İbrahim Doğan’ın IBAN skandalı: 16 yıl ceza davası ve ailelerin sessiz çağrısı, adalet ve hesap sorulluk.

Ankara’da 2022 yılında, arkadaşına IBAN bilgisini vererek dolandırıcılık iddiasıyla yargılanan İbrahim Doğan için 4 ayrı dava sonucunda toplamda 16 yıl hapis cezası belirlendi. Hakkında yeni dosyalar da açılan Doğan, 2024 yılından beri hapiste tutuluyor. Ailesi, oğullarının güven nedeniyle böyle bir mağduriyet yaşadığını dile getiriyor. Oğlunun askerlik sonrası IBAN dolandırıcılığıyla karşı karşıya kaldığını söyleyen Fatma Doğan, parkta otururken arkadaşı kartının olmadığını söyleyince oğlunun hesabına para transferi yapması istendiğini ve bunun iyi niyetle gerçekleştirildiğini belirtiyor. Parayı defalarca çekerek vermek zorunda kaldıklarını, olayın ardından polislerin kendilerine ulaştığını ve durumu öğrendiklerini aktarıyor. Aile, şu anda 4 ayrı dosyadan toplam 16 yıl ceza aldıklarını ve 1,5 yıldır hapiste olan oğullarının affedilmesini istediklerini belirtiyor.
“25 BİN LİRALIK BİR MEBLAĞ İÇİN ÖMRÜ GİTTİ” Doyası mağduru olan arkadaşının da tutuklu olduğunu kaydeden Doğan, olayın olgunlaşmasına tanıklık eden çocuğun davalarındaki yargılamaların ağırlaştığını ifade ediyor. Oğlunun “Okulunu tamamlayıp üniversiteye gideceğini” hayal ettiğini, bu hayallerin suya düştüğini söyleyen aile, para için uğradıkları bu süreçte yaşananları anlatıyor. 25 bin lira gibi bir meblağ için hayatlarının göz göre gittiğini, mağduriyet nedeniyle büyük bir yük altında kaldıklarını dile getiriyorlar.
“ADALET KOMİSYONU İLE GÖRÜŞMELER YAPIYORUM” Avukat Mehmet Doğrudoğan ise “patates hat” olarak adlandırılan yöntemlerle yurt dışından dolandırıcıların hedef kitlelere ulaştığını belirterek, mağdurların dosyalarının açılmasıyla hâkimlerin bu kişilere muhatap bulamadığını ifade ediyor. Asıl suçluların yurtdışında olduğuna dikkat çekerek, IBAN mağdurlarına ceza verilmesinin düşündürücü olduğunu savunuyor. Müvekkilinin arkadaşının üzerine atılı bir suç imgesiyle mücadele ettiğini ve mağduriyetin halen sürdüğünü belirtiyor. CMK 253. maddesinin düzenlenmesinin adalet açısından şart olduğunu söyleyen avukat, TCK’nin ilgili hükümlerinin de uzlaşma kapsamına alınması gerektiğini vurguluyor. Türkiye genelinde insanların bir gecede çok sayıda dosya ile karşı karşıya kaldığını belirten Doğrudoğan, Meclis’te Adalet Komisyonu ile sık sık görüşmeler yaptıklarını ve mağduriyetlerin giderilmesi için uzlaşmanın hayata geçmesini talep ettiklerini ifade ediyor. (DHA)