Ahmet Telli Anısına: Şiirin Direnişi ve Yaşamı—direnişin diliyle yaşamın gücü, duyguyla düşünceyi buluşturan anlamlı bir yolculuk.

Bir süre tedavi gördükten sonra 8 Temmuz’da entübe edilen usta şair Ahmet Telli’nin vefatı, Devrimci 78’liler Federasyonu ve Bilim Sanat Edebiyat Derneği’nin sosyal medya hesapları üzerinden, “Türkiye’nin ve şiirimizin başı sağ olsun” mesajıyla duyuruldu. Telli, toplumcu gerçekçi şiirin önemli temsilcilerinden biri olarak hüzün, isyan ve sevgi temalarını aynı mısralarda bir araya getirmesiyle tanınır. “Gidersen Yıkılır Bu Kent” adlı şiirinde “Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür / Bir tufan olurum sustuğun her yerde” dizeleriyle hafızalarda yer etmiştir. Öğretmenlik, yayıncılık ve toplumsal duyarlılık, onun edebiyata kattığı izleri silinmez kılar.
1946 yılında Çankırı/Çavdır köyünde doğan Telli, eğitim hayatına Hasanoğlan, Kayseri Pazarören ve Pınarbaşı öğretmen okullarında başladı; daha sonra Gazi Eğitim Enstitüsü’nü tamamladı. Çeşitli illerde Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yapan Telli, 1981 yılı sıkıyönetim dönemiyle birlikte görevinden uzaklaştırıldı ve yargılama sürecinin ardından yayıncılık, editörlük ve kitapçılık alanlarında çalışmaya devam etti. 1993’e kadar öğretmenliğe dönmesiyle birlikte yeniden görevine dönen şair, kısa bir süre sonra emekli oldu. İlk şiirini 1961’de yayımlayan Telli, 1970’lerden itibaren adını edebiyat çevrelerinde duyurdu. Eserleri arasında “Yangın Yılları”, “Hüznün İsyan Olur”, “Dövüşen Anlatsın”, “Saklı Kalan”, “Su Çürüdü”, “Belki Yine Gelirim”, “Nida” ve “Veda Divanı” gibi yapıtlar öne çıkar.
Ahmet Telli için pek çok ödül bir araya geldi: Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü, Yazko Şiir Özendirme Ödülü, Nevzat Üstün Şiir Başarı Ödülü, Altın Portakal Şiir Ödülü ve PEN Türkiye Şiir Ödülü gibi prestijli ödüller, onun edebiyat dünyasında saygı görmesini sağlamıştır.