Türkiye’nin elektrikli araç pazarı Avrupa’da yükselişin katalizörü; enerji dönüşümüne öncü ve sürdürülebilir gelecek için fark yaratıyor.

Türkiye, Londra merkezli Ember’in yeni analizinde Avrupa’daki elektrikli araç (EV) pazarı içinde dikkat çekici bir konuma yükseliyor. Geçen yıl Türkiye’de satılan yeni otomobillerin yaklaşık dörtte biri tamamen elektrikli oldu; bu oran, Avrupa Birliği’nin genel EV satış payını yakalamaya yaklaştı. 2024 için bu pay %10 olarak hesaplandı.
Gelecek yıl için öngörülen rakamlar da umut verici: 2025’te EV satışları yıllık bazda yaklaşık %80 artışla 190 bine yaklaşacak ve bu hacim, Türkiye’yi Almanya, İngiltere ve Fransa’nın ardından Avrupa’nın en büyük dördüncü elektrikli araç pazarı konumuna taşıyacak. Türkiye’nin Norveç, Hollanda ve Belçika gibi diğer önemli Avrupa EV pazarlarını da geride bıraktığı görülüyor. 2023’te 9. sırada başlayan ivme, sonraki dönemde önemli bir yükselişe işaret ediyor.
Öte yandan, trafikte kayıtlı otomobillerin sadece yaklaşık %2’sinin elektrikli veya fosil yakıtlı olmadığına dikkat çekiliyor. 2023’ün Ocak–Kasım döneminde benzin tüketimi önceki yıla göre yaklaşık %16, ham petrol ithalatı ise %5,3 artmış durumda. Bu gelişmeler, elektrikli araç satışlarındaki artışın enerji ithalatını azaltmaya henüz yeterli olmadığına işaret ediyor.
Ember’in analizine göre, yenilenebilir enerji payının elektrik üretiminde artması ve ulaşımda elektrifikasyonun hız kazanması, enerji ithalatını düşürme konusunda kilit rol oynuyor. Türkiye’de halihazırda fosil yakıtlı santral inşaatı bulunmuyor; 2025’te devreye alınan yeni santrallerin tamamı yenilenebilir kaynaklardan oluşacak.
“ENERJİ İTHALATINI DÜŞÜRMEK İÇİN HAYATA GEÇİRİLMEMİŞ BÜYÜK POTANSİYEL VAR” başlığı altındaki değerlendirmede, Türkiye’de elektrikli araç satışlarındaki artışta iki temel dinamiğin öne çıktığı belirtiliyor: birincisi Türkiye’de üretilen yerli EV modelleri ve uygun fiyatlı seçeneklerin pazara erişimi kolaylaştırması; ikincisi ise otomobil markalarının Türkiye’nin vergi politikalarına uyumlu modeller geliştirmesiyle 2024 ve 2025 dönemlerinde satışların hızlandığına vurgu yapılıyor.
Alparslan ayrıca, enerji ithalatını azaltma potansiyelinin, tüketimde elektriğe geçişin de desteklenmesiyle güçlenebileceğini ifade ediyor. Türkiye’de elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, vergilendirme politikaları araç fiyatlarını makul seviyelerde tutabilir ve yenilenebilir enerji kapasitesinin artması enerji ithalatını önemli ölçüde zayıflatabilir.