Çingene Kızı Panelinin Türkiye’ye dönüşüyle Zeugma Mozaik Müzesi’nde yeni bir bütünleşme; geçmişle gelecek arasında zarif bir buluşma.

ABD’den getirilen Zeugma kökenli 13’üncü mozaik paneli, artık Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi’nin koleksiyonuna katılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ifadesiyle, kültür varlıklarını özgün bağlamlarına kavuşturmak için sürdürülen çalışmalar, bilimsel incelemeler, hukuki süreçler ve uluslararası iş birliğiyle hayata geçiriliyor. Törenin ardından, parçanın ait olduğu yere kazandırılması durumu somut bir örnek olarak vurgulandı.
Kıyasıya devam eden iade sürecinde Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Belediye Başkanı Fatma Şahin ve diğer yetkililer de hazır bulundu. Bakan Ersoy, 13’üncü panelin yeniden topraklarına dönmesinin, kültürel mirasın korunması açısından anlamlı bir adım olduğunu belirtti; bu arada mozaik, “Çingene Kızı” olarak da bilinen figürle özdeşleşen büyük bir Roma kenti olan Zeugma’nın tarihine ışık tutuyor.
Kaçak kazılar sonucunda parçaların dünyanın farklı noktalarına çıkarıldığı hatırlatılarak, 2018’de ABD’deki Bovling Green Eyalet Üniversitesi’nde bulunan aynı taban mozaiğine ait 12 panelin Türkiye’ye getirilmesiyle başlayan süreç, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içinde replikaların da tamamlanıp 2022 yılında Türkiye’ye teslim edilmesini sağlamıştır. Bu süreç, kültürel miras yoluyla kurulan uluslararası dayanışmanın somut bir kanıtıdır.
ESERİN TÜM DEĞERİNİN HAZIRLIĞI Ersoy, 13’üncü panelin Türkiye’ye dönüşünü, yalnızca tek bir eserin iadesi olarak görmekten öte, büyük kompozisyonun eksik parçasının tamamlanması olarak tanımladı. Grenoble Alp Üniversitesi ile Zeugma Kazı Başkanı Kutalmış Görkay’ın bilimsel analizleri, panelin bu bağlamda ait olduğu akışa yeniden entegre edildiğini gösterdi. Uluslararası müzayedeler üzerinde yürütülen çalışmalar sonucunda panelin satışa konu edildiği tespit edildi ve bu bilgi, iade kararını hızlandırdı. ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi ile yapılan iş birliği, ülkemize iadenin hayata geçmesini sağlamıştır.
ABD ile yürütülen iş birliğinin güçlenmesi, Kültür Varlıklarına İlişkin Mutabakat Zaptı’nın beş yıllık uzatımıyla da teyit edildi. Ersoy, Lucius Verus, Septimius Severus ve Marcus Aurelius gibi değerli eserlerin iadesini destekleyen bu ortaklık sayesinde Türkiye’nin dünyaya açılan kültürel bir kimliğe sahip olduğunu belirtti. Satornila Steli’nin 2023 yılında Türkiye’ye kazandırılması da bu bağlamda hatırlatıldı; bu tür geri dönüşler, hafızayı önceleyen bir süreç olarak öne çıkıyor.
ZAMANLA GELİŞEN BAĞLAR Bakan, iade edilen panelin yalnızca bir mozaiğin geri dönmesiyle sınırlı olmadığını söyledi. Her kültür varlığı kendi bağlamında bir hikâye barındırır ve eksiksiz bir bütünü oluşturarak tarih sayfalarını tamamlar. Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nin koleksiyonuna katılan bu parça, bilimsel incelemelerin daha bütüncül bir şekilde yapılmasına olanak tanır ve bir araya getirilen hafıza, kültürel değeri ait olduğu topraklara taşıyıcı bir işlev üstlenir.
TOPLAM İADE SAYISINDA ARTIŞ Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2002’den bu yana ülkeye kazandırılan kültür varlığı sayısını 13 bin 454 olarak açıklıyor; bunlardan 9 bin 139’u son sekiz yılda elde edildi. Bakanlık, bu mücadeleyi önleyici, sürdürülebilir ve ortak çalışmalara dayalı bir yaklaşım olarak tanımlıyor. Türkiye’nin bu alandaki performansı, kültürel miras kaçakçılığıyla mücadelede örnek gösteriliyor ve gelecekte yeni iadelerin de gerçekleşmesi hedefleniyor.