Türkiye vergi ve teşviklerinde yeni düzenlemelerin özelleştirilmiş özeti: kapsamlı değişiklikler, avantajlar ve uygulama ipuçları

Amme borçlarının tecili ve haciz uygulamalarıyla ilgili yeni hükümlerde, borcun ödenmesi veya haciz yoluyla tahsili borçlunun yaşamını zora sokacak durumda ise, alacaklı amme idaresinin yazılı talebi ve teminat şartıyla tecil edilebileceği belirtiliyor. Bu tecil için toplam tecil edilen borçlar 1 milyon TL’yi aşmıyorsa teminat aranmamıyor; 1 milyon TL’yi aşan kısmın ise yarısı teminat olarak gösterilmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı, bu tutarı 10 katına kadar artırma veya yarısını düşürme yetkisine sahip olacak ve tecil tutarları ülke geneline göre farklı sınırlar içerebilecek.
Veraset ve İntikal Vergisi kapsamında getirilen yeni hüküm, yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için veraset vergisine tabi mal intikallerinde uygulanacak istisna oranını yüzde 1 olarak belirliyor. Bu bağlamda istisna süresiyle ilgili olanlar için dikkat edilmesi gereken noktalar netleştirilmiş durumda.
Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın belirlediği kriterlere sahip teknogirişim şirketlerinde çalışanlara, pay senedi biçiminde sağlanan menfaatler için gelir vergisi istisnası düzenleniyor. İstisnanın üst sınırı, ilgili yılın brüt ücretinin iki katı olarak yeniden belirlendi ve pay senetlerinin elde tutma süreleri de yeni kurallara bağlandı. Bu süreler içinde satış yapılırsa, istisna edilen verginin belirli oranları cezai faizlerle birlikte işverenden talep ediliyor.
YURT DIŞINDAN ELDE EDİLEN KAZANÇ VE İRATLAR İÇİN VERGİ İSTİSNASI başlığı altında yürürlüğe giren yeni madde, Türkiye’de yerleşik sayılan kişiler için 3 takvim yılı öncesine kadar Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl süreyle gelir vergisinden muaf tutuyor. Bu kapsama giren gelirlerin yıllık beyannameye dahil edilmemesiyle beraber, vergiye tabi kazanç ve iratların giderleri de bu istisna kapsamında dikkate alınmıyor. İstisnalarla ilgili ödemelerin yabancı ülkelerdeki vergilerin Türkiye’de mahsup edilmesi söz konusu değil. Uygulamanın esasları Hazine ve Maliye Bakanlığı belirleyecek ve istisna yürürlüğe girdiği anda, 1 Ocak 2026’da Türkiye’ye yerleşenler için uygulanmaya başlanacak.
Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu çerçevesinde tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde çalışanlara sağlanan ücret istisnası, brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısım için geçerli olacak; bazı bölgelerde bu sınır iki katına kadar artırılabilecek. Cumhurbaşkanı, bu oranları belirli şartlar altında değiştirme yetkisini saklı tutuyor. NİTELİKLİ HİZMET MERKEZİ tanımı ise en az üç farklı ülkede faaliyet gösteren ve hasılatının büyük kısmını yurt dışı ilişkili şirketlerden elde eden şirketleri kapsamına alacak ve bu merkezler için bakanlıklar arası koordinasyonla usul ve esaslar belirlenecek.
TRANSİT VE NİTELİKLİ HİZMET FAALİYETLERİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARA YÖNELİK VERGİ İNDİRİMLERİ başlığı altında Kurumlar Vergisi Kanunu değişikliğiyle, yurtdışında gerçekleşen işlem ve aracılık gelirlerinden elde edilen kazançlar için indirim oranı yüzde 95 olarak sabitleniyor; bazı bölgelerde bu oran yüzde 100’e kadar çıkabilecek. İndirimden yararlanabilmek için kazancın döneme ait beyannamelerle Türkiye’ye transfer edilmemiş olması ve aracılığın taraflarının Türkiye’de bulunmaması gerekliliği devam ediyor. Cumhurbaşkanı bu oranları sıfıra veya yüzde 100’e kadar artırma yetkisini saklı tutuyor. Nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar için bu indirim yüzde 95 (bazı özel bölgelerde yüzde 100) olarak uygulanacak ve uygulanabilirlik dönemi 20 hesap dönemi olarak öngörülüyor. Bu hüküm 1 Temmuz 2026’dan itibaren beyannamelerin verilmesi gereken dönemleri kapsayacak ve 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan vergilendirme dönemine uygulanacak.