Steam davasında UK mahkemesi toplu dava sürecini başlattı: yeni döneme işaret eden gelişmeler, davadaki adalet ve endüstri etkileri.

Valve Corporation’a karşı Londra’da açılan ve yaklaşık 656 milyon sterlinlik bir toplu dava süreci başlayan dava, Steam’in pazar gücünü kullanarak geliştiricileri ve oyuncuları zarara uğrattığı iddiasıyla gündem oluşturuyor. Yaklaşık 14 milyon İngiltere merkezli Steam kullanıcısı, yıllardır oyunlar ve içeriklerinde aşırı ücretlendirme yapıldığını ileri sürüyor.
Davayı destekleyen Milberg London LLP hukuk bürosu, platform üzerinden yapılan satışlarda Valve’in komisyonlarını bazen %30’a kadar çıkararak fiyatları yapay olarak yüksek tuttuğunu savunuyor. Bu görüş, rekabeti sınırlayan bir modele işaret ediyor ve alternatif mağazaların rekabeti azaltmasına zemin hazırlıyor.
İddialara göre iki taraflı ekosistem yapısı, geliştiricileri Steam’in dev kullanıcı kitlesine ulaşmak için diğer platformlarda aynı oyunları daha uygun fiyatlarla sunmamaya veya erken yayınlamamaya razı ediyor. Bu durum, PC oyun pazarında tekelci bir yapı oluşmasına zemin hazırlıyor ve oyuncular için de ek paketler, DLC’ler ya da kozmetik içeriklerin yine Steam üzerinden satın alınmasını zorunlu kılıyor.
Valve, davayla ilgili açıklama yapmaktan kaçınsa da önceki süreçte davanın yargı aşamasına gitmemesi gerektiğini belirtmişti. Rekabet Temyiz Mahkemesi ise bu itirazı reddederek delillerin incelenmesi için dosyanın ilerlemesine karar verdi. Dava, Steam’in ölçeği ve ekonomik etkisi düşünüldüğünde sektörde büyük yankı uyandırıyor.
2025 itibarıyla Steam’de 19 binden fazla oyun yayımlandı ve platformun yıllık geliri yaklaşık 11.7 milyar dolar olarak öngörülüyor. Ancak şu an için mahkeme Valve’ın suçlu olduğuna hükmetmiş değil; karar, oyun sektörünün en büyük aktörlerinden birinin iş modelini resmi kanıtlar eşliğinde savunmak zorunda kalacağı anlamına geliyor. Davanın seyrinin, ilerleyen süreçte Amerika başta olmak üzere diğer bölgelerde de benzer etkilere yol açması bekleniyor.