Savunma sanayisinde dönüşümü ve İstanbul’un yeni sanayi vizyonunu ele alan kapsamlı bir analiz, strateji ve gelecek perspektifi sunuyor.

İstanbul Dostları’nın sahur programında iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Kacır, jeopolitik gelişmeleri ve bölgedeki ateş çemberinin oluşumunu değerlendirdi. Konuşmasında, komşu İran’a karşı uluslararası hukuka uygun adımların önemine dikkat çekti ve Türkiye’nin bölgesel gelişmeleri yakından takip ederek dengeli bir yaklaşım benimsediğini vurguladı.
Türkiye’nin savunma sanayisindeki ilerlemelere değinen Kacır, ülkenin son yıllarda milli teknoloji ve yerli üretimde kaydettiği ilerlemeyi öne çıkardı. Uluslararası ortaklıklardan elde edilen değerli alt sistemlerin bir araya geldiğini, bunun sonucunda kullanılan platformların farklı ülkelerin katkılarıyla şekillendiğini belirtti ve Türkiye’nin kendi çekirdek teknolojilerini geliştirme konusunda önemli mesafe kat ettiğini ifade etti.
“EN AZ 5 BİN FİRMAMIZI DAHA SAVUNMA SANAYİSİNE KAZANDIRMALIYIZ” başlığı altında, SİPER ve Çelik Kubbe gibi projelerle hava savunma kapasitesinin güçlendiğini vurguladı. ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK gibi kurumların dünya çapında kazandığı kabiliyetlere değinen Kacır, savunma sanayisindeki yerli üretimin giderek yaygınlaştığını ve bu alanda mevcut potansiyelin daha da büyütülmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin AR-GE yatırımlarındaki yükselişe dikkat çeken bakan, 2002 yılına göre özel sektörün AR-GE harcamalarının katlanarak arttığını belirtti. AR-GE insan kaynağını büyük ölçüde güçlendirdiklerini ve genç girişimcilerin teknoloji odaklı şirketler kurarak dünya çapında değerlemelere ulaştığını belirten Kacır, inovasyon ekosisteminin dinamikleştiğini kaydetti.
2026’da Sanayi Üretimini Önceliklendirme bölümünde, enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı çerçevesinde sanayinin büyümesini desteklediklerini ifade eden Kacır, sanayi üretimini artıracak tedbirlerin gerek kısa vadede, gerekse uzun vadede hayata geçirileceğini söyledi. 2024-2025 yıllarında yüksek teknolojili üretimin artış gösterdiğini hatırlatan bakan, 2026’da da bu odaklanmanın süreceğini belirtti.
Erken Sanayisizleşme Tehdidine Karşı Kararlı Tutum, Türkiye’nin üretim gücünü korumak adına gerekli tüm önlemlerin alınacağını ifade eden Kacır, özellikle KOBİ’lerin korunmasına ve güçlendirilmesine vurgu yaptı. İstanbul’da yeni sanayi bölgelerinin kurulması ve mevcut OSB’lerin güçlendirilmesi çağrısını yineleyen bakan, Anadolu Yakası ve Avrupa Yakası’ndaki OSB’lerin toplamında iki bölgenin İstanbul yatırımcılarıyla ortaklaşa inşa edilmesini önerdi.
Yeni teşvik sistemiyle İstanbul’un dijital ve yeşil dönüşüm projelerinin önceliklendirildiğini belirten Kacır, yatırım yapan sanayi firmalarının vergi avantajı ve finansman desteğiyle destekleneceğini açıkladı. Böylece İstanbul’daki şirketlerin beş yıllık planlarla dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerini hızlandırması hedefleniyor.