Nuhoğlu Duruşması: Cebeci Döküm Sahası ve Villalar Üzerine Şeffaf İddialar—haber incelediğimizde durumun perde arkası ve etkileri öne çıkıyor.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada sanık Nuhoğlu, Sultangazi Cebeci döküm sahasına ilişkin açıklamalarında, bu tür işlerin karmaşık doğasını vurguladı ve İstanbul gibi büyük bir şehirde tek başına yürütülmesinin uygun olmadığını belirtti. İSFALT’ın yönetimine geçmesi durumunda kamu yararına daha mantıklı sonuçlar elde edileceğini savunan Nuhoğlu, süreçte tarafsızlık konusunda eleştirel düşüncelerini paylaştı: “Belki İSFALT süreci tamamen ele alsaydı, kamu yararı daha net ortaya çıkardı. Ancak bu süreçte herhangi bir tarafı savunmuyorum; yapılan işlem yanlış.”
Nuhoğlu, teknik eleman eksikliği ve mevzuat bilgisindeki yetersizlikler nedeniyle hatalı işlemler yapıldığını ileri sürerken, kendi konumunu savunan ifadeler kullandı: “Yanlışın yanındayım asla değilim. Söz konusu ihale yerinde tespitli; bilirkişiye bakıldığında rakamlar buna göre teslim edilmiş.” Konuyu, piyasa söylemiyle “goygoy” örnekleri üzerinden ele alırken, yüzdeler ve karışık hesaplamalarla proje içindeki hiyerarşik çatışmalara dikkat çekti. Bu süreçte Sarıyer’deki villaların baskın bir etki yarattığına dair düşüncelerini paylaşırken, 2020-2024 arasındaki belediye mali sıkıntılarına da değindi. “İSKİ’den gelen alacaklar nedeniyle büyük baskı altında kaldık ve bu durum bazı ilişkileri kullanmamı gerektirdi.” diye ekledi.
Çapraz Sorguda Detaylar
Sanık Nuhoğlu’nun savunmasının ardından yapılan sorulara yanıt veren Nuhoğlu, Alım sürecinde kimin talebiyle hareket edildiğini ve İmamoğlu’nun bilgisi olup olmadığını netleştirdi: “Tuncay Yılmaz talepte bulundu.” Savcının villaların alımı ve paranın kaynağına ilişkin sorularını da yanıtlarcasına MASAK raporlarına vurgu yaptı: “İSKİ’den gelen alacaklar bu işle aynı zamanda karşılığını buldu.”
Nuhoğlu, villaların toplam değeri ve devri konusundaki sorulara da yanıt vererek, 31 milyon lira miktarında para akışını doğruladı ve Ekrem İmamoğlu ile bu konuyu görüştüğünü belirtti. Savcının, “İmamoğlu’nun bilgisi var mı?” sorusuna ise “Evet, bilgi var.” karşılığını verdi. 87 milyon liralık borç tanıma sözleşmesinin avukatların denetiminde yürütüldüğünü de ifade etti.
İmamoğlu’na Yönelik Sorular ve Cevaplar
İmamoğlu’nun, Nuhoğlu’nun geçmişteki ifadelerindeki “goygoyculuk” benzetmesinin kendisiyle ilişkili olup olmadığını sorması üzerine Nuhoğlu, ifadelerin genel olarak kurumsal yolsuzluk iddialarıyla ilgili olduğunu belirtti. İmamoğlu’nun belediyede böyle bir durumun mümkün olup olmadığını sorduğunda Nuhoğlu, “İBB’de her imzanın sorumluluğu vardır; kurumsal yapı bunu gerektirir.” şeklinde cevap verdi. Tutuklu olmayan Nuhoğlu, villaların devri karşılığında herhangi bir kar elde etmediğini vurgulayarak, “Kazan-Kaybet dengesinde değildim; amaç hak ediş için uygun ödeme akışı sağlamaktı.” dedi.
Son olarak Nuhoğlu, iki ana proje grubu üzerinde odaklandıklarını ve hak edişlerin bu süreçlerle elde edildiğini belirtti. Villaların devri, ticari bir işlem olarak değerlendiriliyor; fakat taraflar arasındaki ilişkileri dengede tutmak için bu adımlar atıldı. Mahkeme başkanının yönlendirmeleri doğrultusunda, süreçteki kararların kamu yararı ve hesap verebilirlik üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.