İstanbul’un Fethi’nin vizyonuyla milli şuur ve fedakarlık; tarih, destan ve kadim değerlerin birleşiminde ruhumuzu aydınlatan bir yol gösterici.

İstanbul’un fethinin 573’üncü yıl dönümünü kutlayan mesajında Bahçeli, bu ebedi emanetin bugüne uzanan yolculuğunu vurguladı; tarih derinliklerinden bugüne uzanan kutlu bir hedefin ve İslam’a dair birbirine bağlayan umutların izlerini hatırlattı. Şehir, iki kıta üzerinde yükselen bir işaret olarak, Türk hafızasında çağ açıp çağ kapatan bir dönemin simgesidir ve fetih iradesinin en parlak tacı olarak öne çıkar.
29 Mayıs 1453’teki zafer ana fikrini oluşturan, uzun süreler boyunca süren arayışların, inancın ve kararlılığın neticesi olarak görüldü. Yıkılan Bizans surları, engelleri aşıp geçilemez denilen sınırları aşan bir dönemin başlangıcını müjdeledi; bu zafer, Türk milleti için imanla atılan adımların dünya sahnesinde bir ilanın ifadesi haline geldi.
3 BİN YILLIK TÜRK ASKERİ DEHASININ MÜHRÜ OLMUŞTUR ifadesiyle, Fatih Sultan Mehmed’in fetih iradesine dikkat çeken Bahçeli, Haliç’in ağzında demir zincirler arasındaki Bizans savunmasının karşısında bile cesaretin ve kararlılığın kırılmazlığını vurguluyor. Fatih’in ufkunda korkunun ve tereddüdün yeri yoktu; onun amacı, Nebi Hz. Muhammed’in hadisinin ilhamıyla hareket eden yürüyüşüyle orantılıydı. O gün, “Konstantiniyye elbet fethedilecektir” müjdesine layık olan kumandan ve ordu, tarihin akışını değiştiren güçlerden biri oldu.
O dönemdeki hamleler, denizin koynundan tepelerin sırtına çıkarılan adımlar ve inancın rehberliğinde ilerleyen planlar, 3 bin yıllık Türk askeri dehasının izlerini tarihe mühürledi. Saçılan serüvenlerde, saflarda birliğin, adanmışlığın ve duaların yankısı; duaların ve mühimmatın tek bir amaç etrafında birleştiğini gösterdi: fetih ile birlikte yeni bir düzenin doğuşu.
RAHMET, MİNNET VE HÜRMETLE YAD EDİYORUM Başkomutan Fatih’in özünde yatan iradenin medeniyetler arası köprü kurduğu, Ayasofya’da rehberlik eden muhtıra ve vefanın simgesi olarak konumlandığı; halkın güvenliğini ve manevi değerleri merkeze alan bir yönetim anlayışının, fetih sonrası da aynı ideallerle sürdürüldüğü ifade edildi. Ayasofya’ya sığınanlara güvence verilmesi, halkın refahı için vakıfların ihya edilmesi ve şehirdeki altyapının yeniden inşa edilmesi, fetihin bir tinsel ve maddi yeniden doğuş olarak görüldüğünün göstergesidir. Fatih’in mirası, çağları aşan bir gerçeklik olarak geleceğe taşınmıştır.
Bu kutlu yıl dönümünde, Fatih Sultan Mehmed Han’ın başlattığı bu yolculuğa, kahraman askerler, Akşemseddin Hz., Ulubatlı Hasan ve isimsiz kahramanların ışığında hürmetle bakıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun.