Haldun Dormen’in tiyatroya adayan ömrü, efsanevi yolculuğu ve sahne aşkını keşfedin. Sanatın efsane ismiyle unutulmaz bir yolculuk.

Yaşama dair enerjiyi asla küçümsemeyen Haldun Dormen, emekliliğin kendi sözlüğünde yeri olmayan bir isim olarak anılır. 72. sanat yılı, onun sahne üzerinde attığı adımların ve öğrencilerine bıraktığı mirasın bir kutlaması olarak kalacak. Tiyatroya olan aşkı ve uzun yıllara yayılan öğretmenlik serüveni, Türk sahne sanatlarının unutulmaz bir parçası olarak hatırlanır.
Kısa bir yaşam öyküsüne bakıldığında, Dormen’in çocukluğu Kıbrıs kökenli bir iş insanı ve İstanbul kökenli bir paşa kızı olan ailenin çocukları arasında geçti. 1928 yılında Mersin’de dünyaya gelen usta, bu köklerden güç alarak sahnelerin yolunu tuttu. Futbol tutkusuyla başlayan bir gençlik, bir sakatlığın ardından tiyatroya yönelmesiyle sonuçlandı; Dormen, bu dönemi “oynamayı, dansı ve sanatı sevdiğim için gidilebilecek en doğru adım buymuş” sözleriyle özetler.
ABD’deki eğitim yolculuğunu son derece dikkatli bir tercihle sonuçlandıran Dormen, ülkede kalıp kariyer yapmayı düşünmedi ve Türkiye’ye dönüş kararını sıkı bir inançla savundu. 1954 yılında Beyoğlu’ndaki Cep Tiyatrosu’nu kuran Dormen, kısa süre sonra Dormen Tiyatrosu ile sahne dünyasına damgasını vurdu. Burada yetişen ekip, onun için yalnızca oyunculuk değildir; aynı zamanda bir öğretim ve paylaşım serüvenidir.
İlerleyen yıllarda, Dormen Tiyatrosu’nun zorlu ekonomik dönemleri de yaşandı; ancak bu zorluklar onu durduramadı. 1980’lerde yeniden sahneye dönerek Lüküs Hayat gibi efsaneleşen bir yapıtla geri dönüşünü tamamladı. Şehrin tiyatrolarına armağan ettiği bu eser, kapalı gişe performanslarıyla bir dünya rekoru kırdı. Zaman geçtikçe ondan ayrılan arkadaşları ve öğrencileri, onun için birer yol gösterici olmaya devam etti.
Ünlü tiyatrocularla kurduğu ilişkilerde “bir dost gibi hocalık yaptım” diyen Dormen, sahneyle eğitimi bir araya getirmenin kıymetini her fırsatta vurguladı. Metin Serezli, Ayfer Feray ve Nevra Serezli gibi isimlerle olan ortak çalışmaları, onun tiyatro sahnesini sadece bir sahne olarak görmediğini, bir aile gibi benimsediğini gösterir. Metin Serezli ile pek çok oyunda başrolü paylaştıkları dönemde, birbirlerini ne kadar iyi tanıdıklarını ve sıkı bir uyum içinde çalıştıklarını da sıkça anılarında dile getirir.
İflas ettiği dönemler, Dormen için son söz olmadı; yeni bir başlangıçla üretmeye devam etti. 28 yıl boyunca İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen Lüküs Hayat, onun sahne arkasındaki azim ve kararlılığını tüm dünyaya gösterdi. Hayatını tiyatroya adayan bu sanatçı, gazete yazıları, televizyon programları ve çevirilerle de sahne sanatlarının yaygınlaşmasına katkıda bulundu. Gençlere seslenişinde ise “Bir tek tavsiyem var: Yaparsın şekerim. Bu iş tutkuyla yapılır; azim ve umutla ilerlemek gerekir,” diyerek yol göstericiliğini sürdürür.
Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nin temellerini atan ve bu anlamlı töreni gelenek haline getiren Dormen, Türkiye tiyatrosunun en prestijli ödüllerinden birinin yaratıcısı olarak anılır. Afife Jale’nin anısına her yıl düzenlenen bu tören, tiyatro dünyasında saygıdeğer bir ritüel olarak sürüyor.