Fed Kararı, jeopolitik gündem ve borsa etkileri; emtia ve para piyasalarındaki son durumlar için güncel analiz ve öngörüler.

Fed politikaları, iç politikadaki mesajlar ve küresel jeopolitik gelişmeler yatırımcıların odak noktası oldu. Faizler yüzde 4,25-4,50 aralığında sabit kalırken, Başkan Powell enflasyonun halen yüksek seyrettiğini vurguladı ve net bir faiz indirim takvimi sunmadı. Toplantıda iki üyenin indirim yönünde oy kullanması dikkat çekti; 2026 projeksiyonlarının daha temkinli olması ise uzun vadede yüksek faiz beklentisini destekledi.
WARSH’ın Fed Başkanlığı için adı tartışılırken, dolar endeksi düşüş bölgesinde kalmaya devam etti, fakat dipten toparlanarak değerli metallere karşı baskı oluşturdu. Trump’ın Warsh’a destek vermesi, Wall Street’te bazı temkinli finansal algıları güçlendirdi. Öte yandan bütçe görüşmeleri, DHS finansmanı konusunda yaşanan anlaşmazlıkla gündemde kaldı ve hükümet kapanması riski fiyatlamaları etkiledi.
Makroekonomik veriler ise farklı yönleri işaret etti: 2025’in son çeyreğinde ekonomi %2,3 büyüdü, tüketici harcamaları güçlü kaldı. Çin’de Ocak PMI’sinin 49,3 ile daralma bölgesinde kalması imalat faaliyetlerini baskılarken, Avrupa’da enflasyonun Ocak’ta %3,1’e gerilemesi faiz indirimi umudunu artırdı. Ancak kakaonun çelik üretimi gibi göstergeler kıta genelinde emtia talebinin zayıf olduğuna işaret etti. 10 yıllık ABD tahvil faizi haftayı %4,24 ile tamamladı; dolar endeksi ise %0,6 değer kaybıyla 97 seviyesinde kapandı.
GÜMÜŞ’ün tarihsel olarak kötü ikinci düşüşü en çok dikkat çeken bölüm oldu. Jeopolitik riskler ve dolar zayıflığıyla güvenli liman talebi güçlenirken, gümüş hızlı bir satış dalgasına uğradı ve haftayı düşüşle kapattı. Altının onsu rekor kırdıktan sonra 4.841 dolara kadar geriledi; gümüş 72,43 dolara kadar indi. Analistler, Warsh’ın Fed’e şahin bir aday olabileceği endişesinin dolar üzerindeki güçlenmeyi tetiklediğini belirtti. Ocak ayı sonunda gümüş yaklaşık %17 kazançla kapanırken, paladyum ve platinde de düşüşler görüldü.
BAZ METALLERDE karışık tablo sürerken bakırın arz-talep dengesi Çin’in ithalat sinyallerindeki zayıflama ile baskılandı. Nikel ise Endonezya’nın üretim kısıtlaması ihtimaliyle yükseldi; ancak stoklar ve büyük ölçüde beklenti alımları düşüşleri tetikledi. Tezgah üstü piyasalarda çinko, bakır ve nikel hareketleri karışık seyretti.
PETROL zeminde jeopolitik risklerle güç kazandı. İran ile ilişkilerdeki tansiyon ve Washington’un bölgede askeri hareketliliği, arz endişelerini artırdı. AB’nin yaptırımları ve Rusya-Ukrayna barış girişimleri piyasalarda dengeleri etkilerken, IEA 2026’nın ilk çeyreğinde arzın talebi geçebileceğini öne sürüyor. OPEC+ ise arzı sabit tutarak denge kurmaya çalışacak; bu süreçte doğal gaz fiyatları da ciddi artış gösterdi, özellikle ABD’de soğuk hava koşulları enerji talebini yukarı taşıdı.
Tarım emtialarında karışık seyir hakim. ABD’nin ihracatçı verileri ve dolar endeksinin düşmesi destekleyici olurken, buğday ve mısır gibi emtialarda kısa vadeli toparlanmalar görüldü. Ancak dünya pazarlarındaki arz ve talep dinamikleri, fiyatlarda dalgalanmalara yol açtı; kahve, şeker ve pamukta belirgin hareketler izlendi. Kakaonun ton başına fiyatında yatay bir seyir sürdü.