Fransa-Türkiye ilişkilerinde yeni döneme yönelik vize serbestisi ve gümrük birliği güncellemesiyle ilişkilerin geleceği değerlendiriliyor.

Paris Erdoğan’ı bekliyor Kulislerde sürpriz bir ortak açıklama planının, Paris’teki resmi ziyaret hazırlıklarıyla paralel ilerlediği konuşuluyor. Görüşmeden sonra Fidan ile Barrot birlikte açıklama yaparken videonun basına dağıtılması kararı da bu süreçte öne çıkan bir yöntem olarak kayda geçti.
Fransa’dan basına bilgi akışını bu şekilde sağlama talebinin görüşüldüğü, basın toplantısı yerine bilgilendirmenin tercih edildiği bilgisi edinildi. Vize serbestisi başlığı altında Fidan şöyle konuştu: “Oldukça verimli temaslar gerçekleştirdik. Fransa-AB ilişkilerini ve iki ülkenin bölgesel ile küresel konuları nasıl ele alabileceğimizi görüştük. Macron ve Erdoğan, Türkiye-Fransa ilişkilerini daha ileri taşımak için siyasi yönlendirmelerini ilettiler. Şu anda Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi konularının ilerlemesi hedeflerimiz arasında.” Sözlerini paylaştı. Ayrıca Avrupa güvenliği kapsamında NATO içinde Avrupa güvenliğini geliştirmek için neler yapılabileceğini görüştüklerini belirtti. İki ülkenin NATO ve Avrupa güvenliğinde oynadığı kritik rol dikkate alınarak daha yakın temasın sürdürülmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Suriye, Gazze, İran… Fransa ile Türkiye’nin bölgesel konularda yoğun bir iş birliği zemini olduğuna dikkat çeken Fidan, “Suriye ve Gazze’deki gelişmeler, İran’daki durumlar ve Akdeniz güvencesinin sağlanması başlıca gündemlerimiz arasında. Rusya-Ukrayna Savaşı da bu konuların yoğunlaştığı bir çerçeve sunuyor. DEAŞ’a karşı mücadelede sürekliliğin sağlanması için neler yapılabilir, bunları da ele aldık.” şeklinde konuştu.
‘Diyaloğu sürdüreceğiz’ Fransız Bakan Jean-Noël Barrot ise yakın iş birliğinin sürmesini vurgulayarak, “Türkiye ile temaslarımız kesintisiz devam ediyor ve bu durum bölgesel istikrar için kritik” ifadelerini kullandı.
İki devletli çözüm Barrot, “Türkiye Gazze’deki ateşkesin garantörlerinden biridir. Ateşkesin sürmesi ve insani yardımların güvenli koridorlar üzerinden akması için New York Beyanı çerçevesinde iki devletli çözüme yönelik önemli bir rolümüz var” dedi. Ayrıca, 500 yıllık diplomatik bağların bir kanıtı olarak diyalogu sürdürmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.