DOLAR
48,9304
EURO
55,7562
ALTIN
6.740,80
BIST
12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Hafif Yağmurlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
19°C

DÜNÜ HATIRLA, BUGÜNÜ TAMAMLA VE YARINI PLANLA! _1 / 2

26.09.2026 20:36 | Son Güncellenme: 26.09.2026 20:46
A+
A-

 

 

Dün başkalarına laf yetiştirenler

bugün başkalarına iş yetiştiriyor;

dün kendini yetiştirenlere

bugün başkaları iş yetiştiriyor.

Kural basit: Aklını çalıştıramazsan,

aklını çalıştıranlar için çalışırsın!

 

 

Gürültü; zayıfların, onay bekleyen acizlerin çığlığıdır.

Gülü seven dikenine, kütüğü seven budağına katlanır!

 

“Boş ver senden vaz geçsinler. Unutsunlar seni, boş ver. Sen sessizce çalış. Ve zamanı gelince seni mutlaka o unutanlar hatırlayacaklar…” Çünkü en güzel şey başarıdır, en fazla seni sevmeyenler buna üzülecektir. Sen; muhatabını dinlemeyi, kendinden az bahsetmeyi ve hatalıysan özür dilemeyi bilmeye devam et.  Bu insani tavrın, sessizce çalışırken dahi seni çok daha kaliteli insan yapacaktır.

O sessizlik ve o sükûn içinde öyle büyük hayaller kur ki çevrendeki kıymet bilmez insanlar, sana kahkahayla gülsünler, dalgasını geçsinler.  Bir yat almayı hayal et; bir gün bir balıkçı teknen, sonra daha büyüğü; nihayetinde yatın olacaktır bir gün. Dünyayı kurtarmayı hayal ederken kendini kurtarmak ilk başarın; sonra ailen, sonra mahallen, ülken; nihayetinde dünyayı kurtaracaksın bir gün. Bir hayal kurmak ve net bir hedefe odaklanmak; hayal ve hedeflerin doğrultusunda sessiz ve derinden çalışmak ilk hedefin olsun; her gün bir adım daha ileriye yürü, bir adım daha yukarıya çık ve bir adım daha derine in; adım adım yürü… Başarı kimseye altın tepsiyle sunulmaz! Hayalleri büyük adamların hayat hikayeleri bize gösteriyor ki büyük hayaller çoğu zaman en mütevazi lakin en cesur adımlarla başlar! 

Ve her gün, ulaşmak isteğin hayat amacını, hayal ve hedefini yazdığın deftere, her gün bu hayat amacını, hayalini hedefini, planını gerçekleştirmek için ne yaptığını detaylandırarak net yaz. Ve her daim “Dünü hatırla, bugünü tamamla ve yarını planla!” Çünkü hayat bir şans oyunu değildir. Başarmak, mutlu ve huzur dolu bir hayata güneşin doğuşuyla başlamak istiyorsan doğru yola, erken kalkarak çıkmalısın; çalışmaya hemen başlamalısın, çok çalışmalısın; daha çok çalışmalısın. Eğer bugün eğilir ve derinlemesine öğrenirseniz, yarın kimseye boyun eğmezsiniz; başınızı kaldırır ve gökyüzüne özgürce bakarsınız. Dün başkalarına laf yetiştirenler bugün başkalarına iş yetiştiriyor; dün kendini yetiştirenlere bugün başkaları iş yetiştiriyor. Kural basit: Aklını çalıştıramazsan, aklını çalıştıranlar için çalışırsın!

Kendi hayat amacını, hayalini ve hedefini, Sırat-ı Müstakîm üzere yaparsan, seni unutanlar bir gün mutlaka hatırlamak zorunda kalacaklar. Eğer yapamazsan başkalarının hayat planı içinde unutulmuş ortalama vasat bir insan olarak kalacaksın.

Tarihin seni hatırlayacağı istikamette bir hayat amacı belirle! Kendinin, ailenin, ülkenin ve bütün insanlığın yararına dair değerli şeyler yaptığında hatırlanacaksın. Örnek verileceksin ve asla da unutulmayacaksın… Diğerleri hep unutuldular, isimlerinin yazılı olduğu mezar taşları, sonraki nesillerinin saray duvarlarına taş oldular.

Duyguyu paylaşmak her zaman doğru bir davranış değildir! Karşılıklı kısır döngüyü tetikliyor. Ben böyle hissettim, böyle yaptım; sen öyle hissettin, öyle yaptım. Bu nereye kadar? Bu, bir duygusal çöpünü boşaltma manevrasıdır. İki tarafa da faydası yoktur. Duygu, doğru zamanda, doğru kişiye, doğru yöntemle ve yeterince paylaşılırsa motive eder, iyi eder, şifa olur; aksi durumda zehirler, ağı olur.

İlaçlar da zehir değil mi? İhtiyacından fazla olan zehirdir; at, bırak yahut terk et; bu da israftır.  İhtiyacından az olan da zehirdir; al, topla yahut birleştir; bu da cimriliktir. İsraf da cimrilik de haramdır; ihtiyacın kadarına sahip olmak haktır, cömert olmak esastır.

Ve risk almadan başarı olmaz! Bu yolculukta kendine yaslanacaksın, kendine güveneceksin. Risk yoksa başarı da yoktur. Hep savunmada kalmak, her şeyin düzeleceğini beklemek başarı getirmez. Özellikle annelerin ve babaların çocuklarına yaptığı en büyük kötülük budur. Peki ne zaman değişeceksin? Kimsenin ama hiç kimsenin sana hiçbir şey veremeyeceğini; vermeyeceğini anlamaya başladığın anda mı? O anı mı bekliyorsun! Allah’ın dışındakilerden beklemeyi bırak, en yakınındakilerden; ana babadan bile…

Ve her zaman sessiz kal, derin kal, gizemli kal! Neden mi? Sessiz kalan derin olur, sessiz yürür, başardığını görürsün. Çünkü en yakın çevren, en yakın akrabalarından başlamak üzere senin en iyi olmanı ne kadar istiyor, biliyor musun? Henüz bilmiyorsun! Her zaman iyi olmanı istemiyorlar çünkü. Rakibi olamayacak kadar aşağıda; kötü günde tutup kaldırabileceği, kendine muhtaç ve daima faydalanabileceği kararda olmanı istiyorlar. Etrafınızdaki bu tür çapsız insanlar ancak çapınızı küçültür. En büyük düşmanın, en yakınında olduğu halde hata yaptığında yahut gelen tehlikeye karşı seni uyarmayan çapsızlardır.  Oysa iyi bir dost, hem kötü günlerinde düştüğün yerden tutup ayağa kaldıran hem iyi gününde seni seven, sayan, saygı duyandır; sevincinle sevinen, üzüntünle üzülenlerdir. Daima her şartta yanında ve yakınında olanlardır. Elekten geçir herkesi; dostun hası savrulmaz hiç…

İnsan zaaflarıyla güçlüdür! Karanlık gündüz olduğu için var. Duygularını yaşa. Zaaflarıyla yüzleşen insanlar çok daha güçlüdür. Hayatın iki kanadı gibi, huzur ve hüzün gibi. Hayat sadece huzur yahut hüzün değildir; hayat huzurun kıymetin anlamak için acı ve kedere de ihtiyaç duyar. Yokuş olmasaydı iniş olur muydu hiç; kış olmasaydı yaz olur muydu hiç? Dünya hayatını çekilir veyahut çekilmez yapan ölüm ve ahiret değil mi?

Hayat yolculuğunda şuna da dikkat et: Kötümser hep aşağıya bakar, kafasını bir yerlere çarpar; iyimser hep havaya bakar, ayağı bir yerlerde kayar; gerçekçi ise hep önüne bakar, anı yaşar ve yolunu buna göre ayarlar…

 

DEVAM EDİYOR…

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.