Niksar Havzası’ndaki depremlerin geçmişi ve uzman yorumlarıyla bölgesel riskleri anlaşılır kılarak güvenli gelecek için öngörüler sunuyor.

Bu gece yaşanan deprem hakkında uzman Prof. Dr. Fikret Koçbulut, depremin 1942 depremiyle doğrudan bağlantılı olmadığını vurguladı. AFAD tarafından açıklanan 5.5 büyüklüğündeki depremin, Niksar havzasının kuzey sınırını sınırlayan fay hattının üzerinde gerçekleştiğini ifade etti. Bölgedeki fay hatlarının havzaya doğru ilerleyen normal bileşenler taşıdığını işaret ederek, bu depremin eski kırıklarla ilişkili bir olay olmadığını düşündüğünü söyledi.
“80 YILDAN ÖNCE 7 ÜSTÜ DEPREM İMKANSIZ” ifadesiyle Koçbulut, 1942 kırığının üzerinden yaklaşık 80 yıl geçtiğini ve bu süre zarfında 7 büyüklüğünde bir deprem üretmenin bu süre içinde mümkün görünmediğini belirtti. Uzmanı, zaruri stres birikiminin bu kadar kısa bir sürede gerçekleşemeyeceğini, 200 yıllık bir zaman aralığında daha belirgin bir deprem üretimi olabileceğini açıkladı. 2006-2009 yıllarında yürütülen bir DPT projesinin Erbaa’dan Erzincan’a uzanan bölgenin fay yapılarını ve yüzey kırıklarını incelediğini hatırlattı.
“7 BÜYÜKLÜĞÜN ÜSTÜNDE DEPREM BEKLEMİYORUZ” kapsamında profiler Tokat ve çevresindeki geçmiş depremler değerlendirildi. Erzincan’daki 1939 depremin 360 kilometrelik yüzey kırığı oluşturduğunu, ardından 1942’de Niksar-Erbaa arasındaki 40 kilometrelik bölgede kırılmanın gerçekleştiğini ve 1943’te Ladik-Tosya ile Kastamonu bölgelerini kapsayan daha geniş kırıkların ortaya çıktığını belirtti. Yaklaşık 80 yıllık bir sürede bu hattaki büyük bir deprem üretimi için uygun segment kalmadığını kaydetti. Kuzeyde Esenyçay Fayının varlığına değinen Koçbulut, bu fay üzerinde de 7’nin üzerinde büyük bir deprem üretiminin ihtimal dahilinde olmadığını ifade etti.
“DEPREMİ MERKEZİNDE YAŞADI” diyen Koçbulut, deprem anında kendisinin de Niksar’da bulunduğunu ve olayın resmî kurumlar tarafından açıklanan bilgilere güvenilmesini salık verdi. Olay anında bölgede yaşayan vatandaşların, resmi kurumların açıklamalarını dikkate almasının önemine vurgu yaparak, bilgi kirliliğinin endişe ve telaşı artırdığını belirtti. Koçbulut, 5.5 büyüklüğündeki deprem sonrası artçıların büyüklüğünün sınırlı olacağını ve güvenilir kaynaktan gelen bilgilere yönelinmesi gerektiğini sözlerine ekledi.