Davos’taki görüşmelerin piyasalara etkileri: jeopolitik dinamikler, enflasyon ve büyümede belirsizlikler hakkında güncel analiz ve öngörüler.

Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos’taki 56. Yıllık Toplantısı’nın tartışmaları, bu hafta finansal hassasiyetler üzerinde odak noktası oldu. Jeopolitik risk algısının büyüme ve enflasyon görünümüne etkisi, fiyatlamalarda belirleyici rol üstlendi. Uluslararası arenada Donald Trump’ın Grönland konusundaki söylemleriyle bazı Avrupa ülkelerine yönelik tarife takvimi tartışılırken, İran’a ilişkin mesajlar da yatırımcıların dikkatini çekti.
ABD Başkanı, güvenlik gerekçeleriyle Grönland’a ihtiyacını savunurken acil müzakere talebini kayda geçirdi ve bölgenin kontrolünü ele geçirmek için güç kullanmayacağını belirtti. NATO Genel Sekreteri ile yapılan görüşmenin ardından Grönland ve Arktik Bölgesi için olası bir anlaşmanın çerçevesinin gündemde olduğunu ifade etti; bu çerçevede 1 Şubat’ta yürürlüğe girmesi planlanan gümrük vergilerini uygulamayacağını açıkladı. Aynı dönemde İran’a ilişkin açıklamalarıyla da piyasalarda yankı uyandırdı.
Jeopolitik riskler, güvenli liman talebini canlı tutarken enerji arz endişelerini de tetikledi. Brent petrol fiyatlarındaki hareketler bu karmaşık ortamdan etkilenirken altın, gümüş ve diğer değerli metallerdeki rallinin sürmesiyle emtia piyasalarında volatiliteyi artırdı.
ABD tarafında büyüme verileri gücünü korudu. Geçen yılın son çeyreğinde ekonomi %4,4 ile güçlü bir büyüme kaydederken, imalat PMI Ocak ayında 51,9’a yükseldi. Hizmetler sektörü ise 52,5 ile sınırlı bir genişleme gösterdi ve bileşik PMI 52,8 oldu. Michigan Tüketici Güven Endeksi Ocak ayında yukarı yönlü revizyonla 56,4 olarak ölçüldü. Kısa vadeli enflasyon beklentileri %4’e inerken uzun vadeli beklentiler %3,3 olarak belirlendi.
GÖZLER ÇARŞAMBA’YA YÖNELİKTE
Para piyasalarında Fed’in gelecek hafta politika faizini değiştirmemesi beklenirken, yılın ilk faiz indiriminin haziran ayında gelebileceğine ilişkin öngörü hâkim. Bu gelişmeler sonrası 10 yıllık ABD tahvil faizi haftayı yaklaşık %4,24 seviyesinde kapadı ve dolar endeksi üç haftalık yükseliş serisini kırarak %1,8 geriledi. Analistler, jeopolitik haber akışları ve Fed’in faiz patikasına ilişkin işaretlerin döviz, tahvil ve genel risk iştahını yönlendirmeye devam edeceğini belirtiyor.
DEĞERLİ METALLER VE ALTININ REKORLARI
Hafta boyunca jeopolitik gerginliklerin sürmesiyle doların zayıflaması ve Fed’e ilişkin beklentilerin güçlenmesi, güvenli liman talebini destekledi. Altının onsu 5.000 dolar bandını zorlarcasına yükselirken haftayı 4.986,40 dolar civarında tamamladı; en yüksek seviyeler 4.989,87 dolar olarak görüldü. Gümüş de bu dönemde değer kazandı ve 102,5 dolar ile rekor kırdı. Platinin de 2.779,59 dolar ile yeni zirveye çıkması dikkat çekti. Aynı süreçte paladyum da yükseliş kaydetti. Bu metallerdeki hareketler, merkez bankalarının olası gevşeme adımlarına ilişkin beklentilerle desteklendi ve ETF’lere olan yatırım ilgisi yükseldi.
GRAM ALTIN İÇİNTEKİ ZİRVE
Türkiye’de gram altın ise spot fiyatlarda 6.957 TL ile tüm zamanların zirvesini test ederken Kapalıçarşı’da 7.100 TL’nin üzerine çıktı. Baz metaller tarafında kurşun haricinde pozitif seyir sürerken Şili’de Escondida madeniyle ilgili grev haberleri üretim akışlarını etkiledi. ABD Meclisi ise Minnesota’da minerallerle ilgili kısıtlamaların kaldırılmasına yönelik tasarıyı kabul etti; tasarının Senato’da onaylanması halinde Başkan’ın imzasına sunulması bekleniyor.
PETROL VE DOĞALGAZ
Petrol fiyatları, Grönland ve İran’a yönelik gelişmelerin etkisiyle haftayı pozitif kapattı. Ukrayna savaşına dair olumlu haberler ve arzda yaşanan sıkıntılar da fiyatları destekledi. IEA ise küresel talep öngörüsünü yükseltti; bu yıl talebin yaklaşık 933 bin varil günlük artışla 104 milyon 981 bin varile çıkması bekleniyor. Doğal gaz ise Permian Havzası’ndaki soğuk hava koşulları nedeniyle arz kayıplarıyla destek buldu ve fiyatlar yükseldi. Brent petrol için haftalık artış yaklaşık %2,9 oldu; doğal gaz ise yaklaşık %15,4 değer kazandı.
TARIM EMİYATALARI
ABD’de hava koşulları kış zararını tetikleyici nitelikte etkili olurken, Brezilya ve Arjantin’deki veriler ile ihracat dinamikleri fiyatları etkiledi. Soya fasulyesinde hasat ilerlerken Çin’in alımlarında genel olarak dolaylı bir teyit görüldü; mısır ise güçlü ihracat ve biyoyakıt talebiyle destek buldu. Chicago ticaret borsasında pirinç, buğday, mısır ve soya fasulyesi fiyatlarında artışlar kaydedildi. Öte yandan kahve, şeker ve pamukta sınırlı hareketler gözlemlendi; kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yaklaşık %17’lik bir düşüşle kapattı.