Bir de şu eski söz var:
“Kurtla ortak olan tilkinin hissesi
ya tırnaktır ya bağırsaktır.”
“Onlara: Yeryüzünde fitne çıkarmayın denildiğinde,
Biz sadece ıslah edicileriz derler.” (Bakara, 11)
Kur’an, insanı anlatırken asırlar aşar.
Çünkü fitnenin dili değişir ama yöntemi hiç değişmez.
Bugün dünya bir yangın yeri.
Bir yerde demokrasi adına bombalar düşüyor,
bir yerde insan hakları denilerek çocuklar gömülüyor,
bir yerde barış masası kurulur gibi yapılıp savaş planları imzalanıyor…
Hepsinin ortak bir cümlesi var:
“Biz düzen kuruyoruz.”
“Biz istikrar sağlıyoruz.”
“Biz ıslah ediyoruz.”
Oysa ıslahın olduğu yerde kan akmaz,
ıslahın olduğu yerde yalan kutsanmaz,
ıslahın olduğu yerde çıkar, ahlâkın önüne geçmez.
Ama çağımızda fitne, kravat takıyor.
Fitne, rapor yazıyor.
Fitne, kamera karşısında “üzgünüz” diyor ama perde arkasında silah satıyor.
Bir de şu eski söz var:
“Kurtla ortak olan tilkinin hissesi ya tırnaktır ya bağırsaktır.”
Bugün dünya tam da bunu yaşıyor.
Büyük kurtlar var: küresel güçler, silah baronları, çıkar imparatorlukları.
Bir de tilkiler var: akıllı olduğunu sanan, ama sofraya ortak olurken payını hesaplayamayanlar.
Kurtla ortaklık eden, sonunda kurtlaşamaz;
en iyi ihtimalle kurban olur.
Ortadoğu bunun mezarlığıdır.
Afrika bunun sessiz çığlığıdır.
Doğu Avrupa bunun soğuk yüzüdür.
Gazze bunun açık yara hâlidir.
Hepsi “ıslah” vaadiyle başladı.
Hepsi “daha iyi bir dünya” masalıyla süslendi.
Ama sonuç hep aynı oldu:
Yıkım, göç, yetim çocuklar ve utanmayan açıklamalar.
Çünkü fitne kendini hiç açık etmez.
Fitne hep iyi niyet maskesi takar.
Fitne en çok “ahlâk” kelimesini ağzına alır ama ilk onu satar.
Bugün en büyük tehlike,
kötülerin varlığı değil,
kötülüğü iyilik sananların çoğalmasıdır.
Kur’an bu yüzden uyarır:
“Dikkat edin, asıl bozguncular onlardır ama farkında değillerdir.”
Farkında olmamak masumiyet değildir.
Bazen en büyük suç, bilerek kör olmaktır.
Dünya bugün şunu sormalı kendine:
Gerçekten ıslah mı istiyoruz,
yoksa çıkarımız bozulmasın diye fitneye göz mü yumuyoruz?
Çünkü tarih şunu net söylüyor:
Kurtlarla kurulan her masa,
eninde sonunda tilkinin hesabıyla değil, kurdun iştahıyla dağılır.
Ve ibret şudur:
Fitne çıkaranlar hep “biz iyiyiz” der;
ama ıslah edenlerin kendini anlatmaya ihtiyacı olmaz, izleri yeter.
Allah’ım, bize fitneyi süslü sözlerle değil hakikatin terazisiyle ayırt edebilecek basiret, zulme ortak olmaktansa yalnız kalmayı göze alacak bir vicdan nasip eyle.
Âmin