Bedri Rahmi’nin desen ve zarflar üzerinden yeniden canlanan sanat yolculuğu: özgün tadın, renkli çizgilerin ve anlamlı zarfların anlatımı.

İstanbul’da iki ayrı sergiyle birden karşımıza çıkan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun üretim süreci, desenden mektuba uzanan zengin bir yolculuk sunuyor. Galeri Selvin’de görülen ve daha önce bir araya getirilmeyen 50 adet desen ve renkli çalışma, “Sevda Üstüne” adıyla bir araya getirilerek sanatseverlerle buluşuyor. 1930’lardan 1970’lere uzanan bu seçki, Eyüboğlu’nun renk duyarlılığına ve desen anlayışına yakından bakmayı mümkün kılıyor. Göz alıcı eserler arasında yer alan “Yarelerim Göz Göz Oldu”, “İki Güzel” ve “Hayat Ağacı” gibi parçalar, sanatçının üslubunu daha da derinleştirmek üzere izleyiciyi bekliyor.
Bir diğer önemli gösterim ise Beyoğlu Casa Botter’da açılan ve Türkiye’nin kültür tarihini zarflar üzerinden inceleyen bir sergiyle karşımıza çıkıyor. İBB Kültür iş birliğiyle hayata geçirilen “Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu” sergisi, sanatçının iç dünyasını ve mektuplardan gelen renkli ipuçlarını ziyaretçilerine taşıyor. 1957-1974 yıllarına ait zarflar, Eyüboğlu ailesi ve dönemin önemli isimleriyle olan yazışmalarıyla birlikte sergileniyor; bu zarflar, sanatçının etrafındaki sosyal ağları da gözler önüne seriyor.
İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde geçen yıl açılan “Yan Yana” sergisinde de Eyüboğlu’nun yolculuğu eşinin yanındaki yolculukla devam ediyor. Bu iki kişinin arasındaki bağ, folklörden coğrafyaya uzanan zengin mirası yan yana sunuyor ve izleyiciyi iki büyük sanatçının ortak zihin dünyasına çekiyor.
Bu sergiler, Eyüboğlu’nun sanatının ne kadar büyüleyici olduğunun altını bir kez daha çiziyor. Resimden şiire, desenlerden renklere uzanan bu yolculuk, sadece bir sergi deneyimi değil, aynı zamanda çok katmanlı bir kültürel belleğin hatırlanması çağrısı yapıyor. Halkın ilgisiyle büyüyen sergiler bu mirası daha geniş kitlelere taşıyor ve torun Rağmi Eyüboğlunın ifadeleriyle, bu ilginin dinmesini engelleyen bir canlılık yaratıyor: “Halkı dedeme sahip çıkıyor; ben de sahip çıktığı için dedemi halkıyla paylaşıyorum.”