Mezar taşına yazılan isim,
insanı yaşatmaz.
İnsan,
gönül taşına yazılabildiği kadar
ölümsüzdür.
Bazıları vefat eder ama ölmezler,
Bazıları Yaşar Ama Çoktan Yok Olmuştur.
Hayat insana en büyük derslerini kitaplardan değil, insanlar üzerinden verir.
Kiminin bir sözü yıllarca yolunu aydınlatır. Kiminin bir davranışı ise ömür boyu unutamayacağın bir yara bırakır. Yaş ilerledikçe anlıyorsun ki, insanın en büyük serveti malı değil; ardında bıraktığı izdir.
Ne gariptir…
Öyle insanlar vardır ki bu dünyadan göçeli yıllar olmuştur. Fakat adı anıldığında yüzlerde bir tebessüm belirir. Bir sohbet açılır, bir hatıra anlatılır, bir duası yâd edilir. Çünkü onlar sadece yaşamamış, gönüllere dokunmuşlardır. Ömürleri sona ermiştir ama tesirleri devam etmektedir. Bedenleri toprağın altındadır, fakat fikirleri, ahlakları ve güzel hatıraları hâlâ insanların yolunu aydınlatmaktadır.
Bir de öyleleri vardır ki her gün aramızda dolaşırlar. Konuşurlar, görünürler, hatta kendilerini önemli zannederler. Fakat arkalarından bırakacakları tek şey kırılmış gönüller, yarım kalmış dostluklar ve hayal kırıklıklarıdır.
İnsanı en çok düşmanı değil, dost bildiği kimseler üzer. Çünkü düşmandan kötülük beklersin; ama dost diye yanında yürüyen, omzuna dokunan, yüzüne tebessüm eden birinin gün gelir seni yalnız bırakması, sırt çevirmesi veya menfaatini dostluğun önüne koyması insanın yüreğinde derin izler bırakır.
Ne acıdır ki bugün dostlukların bir kısmı menfaat kadar, makam kadar, imkân kadar sürüyor.
İşler iyi giderken etrafında pervane olanlar, rüzgâr tersine dönünce ilk kaybolanlar oluyor. Meğer bazıları dost değil, sadece şartların yol arkadaşıymış.
Yıllar bana şunu öğretti: İnsan, söyledikleriyle değil; yokluğunda hakkında söylenenlerle ölçülür.
Arkasından edilen dua, yapılan övgü, anlatılan güzel hatıralar… İşte gerçek miras budur. Gerisi, rüzgârın önünde savrulan kuru yaprak misali kaybolup gider.
Bugün kendimize şu soruyu sormanın tam vaktidir: Biz bu dünyadan ayrıldığımız gün insanlar bizi nasıl hatırlayacak? “İyi insandı.” mı diyecekler? “Adam gibi adamdı.” mı diyecekler?
Yoksa birkaç gün sonra adımız bile unutulacak mı? İnsan ömrünü uzatamaz belki; ama izini güzelleştirebilir. Çünkü ömür, takvim yapraklarında yazan yıllarla değil; gönüllerde bıraktığın yer kadar yaşar.
Unutmayalım… Mezar taşına yazılan isim, insanı yaşatmaz. İnsan, gönül taşına yazılabildiği kadar ölümsüzdür. Dilerim ki Rabbimiz bize, yaşarken güven veren, öldükten sonra hayırla yâd edilen, ardından dua edilen kullardan olmayı nasip etsin.
Çünkü bazı insanlar ölür ama gitmezler.
Bazıları ise yaşarlar… Fakat çoktan unutulmuşlardır.