R4 Grubu Dışişleri Bakanları: Bölgesel ve küresel barış için diplomatik taahhütler ve ortak yaklaşımlar, işbirliği ve istikrar odaklı stratejiler.

R4 Grubu ülkeleri olan Türkiye, Mısır Arap Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı, Birleşmiş Milletler Şartı’nın ilke ve amaçlarına bağlı kalarak bölge ve ötesinde barış ve istikrar için ortak çabaları güçlendirme kararı almışlardır. İstanbul’da bir araya gelen Dışişleri Bakanları, karşılıklı ilgi alanlarına giren konuları ele alırken, bölgesel güvenliği destekleyen diplomatik adımlar konusunda mutabık kaldıklarını ifade etmişlerdir.
İsrail’in işgal politikalarının küresel düzeyde adalet eksikliği hissini artırdığına dikkat çekilerek, iki devletli çözümün BM kararlarına uygun bir şekilde en kısa sürede hayata geçirilmesi yönündeki çağrı yinelenmiştir. Filistin halkının haklarının korunması ve 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve yaşanabilir bir Filistin Devleti’ne yönelen inisiyatifler desteklenmiş; bu çerçevede bölge barışının kapsamlı biçimde sağlanması için gerekli adımların atılması vurgulanmıştır.
İsrail-Arap bölgesindeki mevcut gerilimin azaltılması için Kudüs’ün hukuki ve tarihi statüsüne saygı gösterilmesi gerektiği üzerinde duran Bakanlar, Kudüs ve Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini ve yerleşimci şiddetini kınamış; Gazze’ye yönelik insani yardım akışının sürekliliğini ve yeniden inşa ihtiyacını altını çizmişlerdir. Ayrıca insanî felaketlerin önüne geçilmesi için derhal adımlar atılmasını talep etmişlerdir.
Yemen konusunda, Husi milislerinin artan şiddetini ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınayan Bakanlar, insani acıları derinleştirdiğini belirterek bu tırmanışın son bulmasını sağlamayı ve Hükümet ile Krallık arasındaki dayanışmayı güçlendirmeyi hedeflemiştir. Siyasi süreçte iyi niyetli diyalog çağrısında bulunmuşlardır.
ABD–İsrail–İran ilişkileri ile Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalara ilişkin olarak, diyalog ve diplomasiyi önceliklendirme gerekliliğini vurgulamışlar; sivillerin ve sivil altyapıların korunması için her türlü saldırı ve tehditten kaçınılması çağrısı yapılmıştır. İslamabad Mutabakatı’na olan desteğin altı çizilerek, gerilimin artmaması için diplomatik çabaların sürdürülmesi ve müzakere yoluyla kalıcı bir çözüm arayışına bağlılık yinelenmiştir.
Bakanlar, yol haritalarında deniz trafiğinin serbest çalışmasının korunmasının hayati olduğunu belirtmişler; güvenli deniz hatlarının sağlanması için uluslararası toplumun koordineli hareket etmesini ve küresel tedarik zincirinin stabilitesinin korunmasını gerektiğini kaydetmişlerdir. Hürmüz Boğazı’ndan engellerin kaldırılması ve serbest geçişin hızlı, güvenli ve engelsiz olarak yeniden tesis edilmesi yönünde kararlı tutum sürdürülmüştür.
Son olarak, Bakanlar aralarında yakın istişare ve iş birliğini sürdürme konusunda mutabık kalmışlardır ve ortak sorumluluk alanlarında koordineli çalışmayı sürdürme kararlılığını tekrarlamışlardır.