IBAN dolandırıcılığına dair karanlık izler; Abdurrahman Evli’nin hikayesini mercek altına alan kapsamlı bir inceleme ve çarpıcı anlatı.

Reyhanlı’da 20 yaşında bir marangoz çırağı olan Abdurrahman Evli’nin hayatı, haftalık çalışmasını güvence altına almak amacıyla açtırdığı mobil bankacılık hesabıyla karardı. Hesap açılması için ustasının yeğenine telefon veren Evli’nin kimliğine bağlı hesaplar, iddialara göre başkaları tarafından kullanıldı.
Sosyal medya üzerinden yayılan sahte ilanda vatandaşlardan para talep edenler, Evli adına açılan hesap numaralarını kullanarak dolandırıcılık faaliyetleri yürüttü. Evli’nin adına Sakarya, Antalya, Bursa, Ankara ve İstanbul gibi illerden toplam 27 ayrı dolandırıcılık şikayeti geldi ve bu süreçte IBAN kullanımıyla farklı türde dolandırıcılık haberleri paylaşıldı.
“CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ” ifadesinin ardından süreç, 17 soruşturma ve 10 kovuşturma dosyasını kapsayan bir tabloya dönüştü. Dosyaların üçünden hüküm çıkarıldı ve Evli Kilis Cezaevi’nde cezalarını çekmeye başladı. Ailesi, ustasının yeğeninin tuzağına düşmesinin ardından gerçeklerin üç hafta sonra ortaya çıktığını belirterek, oğullarının hayallerinin yarım kaldığını dile getiriyor.
Avukatlar, Evli’nin bilgisi ve rızası dışında adına açılan GSM hatları ve oluşan hesaplar nedeniyle mağdur olduğunu vurguluyor. “Oğlum, İşlemediğini Söylediği Suçlar Nedeniyle Üç Aydır Cezaevinde” sözleriyle babası Harun Evli, oğlunun masum olduğuna inandıkları savunmasını paylaşıyor. Aile, hesaplarının ele geçirildiğini, farklı şehirlerden gelen tebligatlarla yüzleşildiğini anlatıyor.
Bir başka açıklamada avukat Ferhat Karlı, üst sınırdan ceza almanın Evli için 250 yıla kadar varabileceğini ifade ediyor. “Abdurrahman’ın Bilgisi ve Rızası Dışında Adına Açılan GSM Hatları Mağduriyete Neden Oldu” diyen Karlı, vatandaşları IBAN dolandırıcılığına karşı uyarıyor ve hesap bilgilerinin korunmasının önemini vurguluyor. Ayrıca BTK’dan gerekli kayıtların talep edildiğini ve sürecin ilerleyen aşamalarda aydınlanacağını belirtiyor.
Olaylar karşısında aile, oğulları adına açılan dosyaların ayrıntılı incelenmesini ve gerçek sorumluların bulunmasını istiyor. Evrensel bir mesaj niteliği taşıyan bu vaka, bireylerin finansal hesap güvenliğinin ne kadar kırılgan olabileceğini bir kez daha gösteriyor.