Ayasofya’daki Cumhuriyet dönemi restorasyonunun yeni aşaması: Kubbe ve deprem güvenliği üzerine kapsamlı analiz ve ileri teknikler.

Ayasofya-i Kebir Camii’nde yürütülen restorasyon süreci, Cumhuriyet dönemi boyunca gerçekleştirilen en geniş kapsamlı çalışmalar olarak yeni bir döneme girdi. Ana kubbe üzerinde kurulan geçici çelik koruma sistemi ve sekiz dilimli membranla kaplama çalışmaları, kubbenin mevcut durumunu ilk kez bütünsel olarak inceleme imkanı sunuyor. Bu gelişmeler, deprem güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı ve yapının özgün dokusunu bilimsel veriler ışığında geleceğe aktarabilmeyi amaçlıyor.
Vakiflar Genel Müdürlüğü’nce yürütülen proje kapsamında, kubbenin üzerinde kurulan koruyucu sistem, hava koşullarına karşı güvenli ve kontrollü bir çalışma alanı sağlarken, kubbe üzerinde yapılacak güçlendirme ve onarım çalışmaları için zemin hazırlıyor. Ayasofya Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın ile Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten, bu aşamanın Cumhuriyet tarihi açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti ve ileriki süreçte elde edilecek bulguların restorasyon uygulamalarına yön vereceğini belirtti.
EN GELİŞMİŞ, DOĞRU VE BİLİMSEL YÖNTEMLERLE İLERLENİYOR Bilim kurulu üyeleri, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ayakta duran önemli miraslardan biri olan Ayasofya için yürütülen bu programın, güvenli ve bilimsel ilkelere dayalı olarak sürdürüldüğünü vurguladı. Elde edilen veriler eşliğinde, kurşun örtünün kaldırılmasıyla kubbenin zaman içinde geçirdiği değişimlerin doğrudan gözlemlenmesi hedefleniyor. Bu süreç, arkeolojik hassasiyetle yürütülecek ve bulgular restorasyon kararlarını bilimsel temelde şekillendirecek.
RESTORE SİSTEMİ VE YANGIN GÜVENLİĞİ Kubbe üzerinde yer alan membran sisteminin yalnızca dış etkilerden korunmayı amaçlamadığı, aynı zamanda yangın güvenliği sağlayan ve alev yürütmeyen özelliklere sahip olduğu ifade edildi. Bu sayede restorasyon çalışmaları yılın her döneminde, 7 gün 24 saat kesintisiz olarak sürdürülebilir. Restorasyon kapsamında kullanılan ileri tarama teknolojileri ve yapı radyosu ile kubbenin şimdiye kadarki en ayrıntılı incelemesi yapılacak ve ekip, özgün mozaiklerin güvenliğini ön planda tutarak çalışacaktır.
Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten, ana kubbede yapılacak güçlendirmelerin, mevcut kurşun kaplamanın kaldırılmasını gerektirdiğini ve bununla birlikte yapının dayanıklılığını artırmayı amaçladığını söyledi. Ayrıca Beyazıt Minaresi’nin güçlendirme çalışmaları tamamlandı; şimdi Fatih ve Mimar Sinan minareleri ile ana kubbenin güçlendirme adımları gelecek günlerde devam edecek. Cephelerde kullanılan malzemelerin laboratuvar ortamında test edilerek özgün yapıya uygun seçenekler tercih edildiğini belirten uzmanlar, gelecek kuşaklar için sürdürülebilir bir koruma yaklaşımı benimsediklerini vurguladı.
İlerleyen süreçte kubbenin gerçek durumunun ortaya çıkmasıyla birlikte restorasyon kararları netlik kazanacak. Elde edilecek veriler, Ayasofya’nın tarihsel bağlamını derinleştirecek ve bu mirası bilimsel temelli bir şekilde koruma hedefini güçlendirecek.