Aşırı sıcaklarda sağlık risklerini ve korunma yollarını anlatan rehber: susuzluk, sağlıkla ilgili dikkat edilecek önlemler ve yaşam kalitesini koruma ipuçları.

Dr. Yiğit, terlemenin vücut ısısını dengelemeye yardımcı olduğunu; ancak aşırı sıcaklarda tek başına bu yeterli olmayabileceğini belirtiyor. Özellikle yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olan kişilerde terleme mekanizması her zaman yeterli değildir. Ortamın nemli olması da terleme ile vücut ısısını düşürmeyi engelleyebilir. Ayrıca obezite, yüksek ateşe yol açan hastalıklar, aşırı sıvı kaybı, kalp hastalıkları, ruh ve sinir hastalıkları ile bazı ilaçların kullanımının (tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler vb.) sıcak havalarda terlemeyi etkilediğini vurguluyor. Bu durumlarda yükselen vücut ısısı, beynin ve hayati organların zarar görmesine neden olabilir.
65 yaş ve üzeri kişiler, 4 yaşından küçük çocuklar, bakıma ihtiyaç duyanlar ve gebeler özellikle risk altında sayılır. Açık havada çalışanlar, aşırı kilolu olanlar ile kronik hastalıkları bulunanlar (diyabet, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, psikolojik hastalıklar, kronik solunum yolu sorunları, karaciğer ve böbrek hastalıkları) ile sürekli ilaç kullananlar (özellikle tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler, depresyon ve uyku ilaçları) bu gruplara dahildir. Kronik hastalığı olan ve yalnız yaşayanlar, en çok risk taşıyanlar olarak belirtilmiştir.
Güneş altında çalışmak zorunda olanlar, 10.00–16.00 saatlerinde kendilerini güneşten korumalıdır. Güneşli saatlerde açık renkli, hafif ve bol kumaşlar tercih edilmelidir; geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü kullanımı önemlidir. Denize girmenin ve güneşlenmenin bu saatlerde önerilmediğini unutmayın. Bu saatler dışında denize girilecekse koruyucu krem uygulanmalı ve uzun süreli güneşlenmeden kaçınılmalıdır. Yoğun fiziksel aktiviteler için sabah ve akşam saatleri daha uygun; her saatlik aktivite için 2–4 bardak sıvı alınmalıdır. Risk altında olan yetişkinler ile yaşlılar ve bebekler günlük 2 kez güneş ve sıcak çarpması yönünden izlenmelidir; çocuklar ve hayvanlar kapalı ve park edilmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçlar içindeki ısı kısa sürede yükseldiği için terk ederken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır. İyi havalandırılan kapalı alanlar tercih edilmeli; güneş gören pencereler gölgede tutulmalıdır. Sıcaklık düşürülmesi için sık duş almak veya ayak/eller/yüz/enseyi soğuk suyla ıslatmak etkili olabilir. Günlük sıvı alımı en az 2–2,5 litre, yani 12–14 su bardağı olarak önerilir. Kahvaltıda az yağlı peynir, zeytin ve taze sebzeler yer almalıdır; kafein içeren içecekler yerine süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.
Günlük beslenmede yağlı yiyeceklerden ve kızartmalardan kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır. Bol sebze ve meyve tüketimi, vücudun gerekli vitamin ve mineral alımını destekler. Terleme ile kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konması için normalden daha fazla sıvı almak gerekir. Su içmenin önceliği korunmalı; kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer doktor sıvı alımını kısıtlamışsa veya idrar söktürücü kullanımı söz konusuysa, ilgili doktora başvurulmalıdır. Çok soğuk ve buzlu içeceklerden kaçınılmalı; kafein, alkol ve yüksek şeker içeren içecekler fazladan sıvı kaybına yol açabilir. Dışarıda satılan yiyeceklerden, bozulma riski olan yiyeceklerden (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemeli; besinlerin hazırlığı ve pişirilmesi sırasında hijyen kurallarına dikkat edilmelidir.