Adalar Fayı ve Marmara Depremi: Uzman görüşleri ve yorumlar; riskler, hazırlıklar ve güvenli adımlar için güncel açıklamalar.

Yalova açıklarında Marmara Denizi’nde meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki deprem, 7,96 kilometre derinlikte kaydedildi ve çevre illerde de hissedildi. Depremin ardından Marmara’daki fay hareketliliğine ilişkin yeni tartışmalar başladı. Adalar Fayı ölüdür iddiasıyla dikkat çeken Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, söz konusu sarsıntının bu fay üzerinde olmadığını belirtti ve fayların ikincil kollarda gezindiğini ifade etti. Üç kollu fay yapısının burada nasıl hareket ettiğini anlattı: deprem, 1894 ve 1999’da kırılan ana fay hatlarından gelen gerilimin yan kollarda boşalmasıyla oluştu. Üşümezsoy, deprem bölgesini Adalar Fayı’nın hareketli olduğu iddiasını desteklemediğini vurgulayarak, depremi kuzeye doğru uzanan ikinci kolların depremi olarak tanımlıyor. Adalar Fayı’nın hareketli olduğu yönündeki kamu iddiaları bu depremle desteklenmiyor. Bu depremden büyük bir deprem çıkmaz ifadeleriyle, olayın geniş bir kırılmaya yol açmayacağını belirtiyor. Yaklaşık bir kilometrekarelik alanda meydana gelen bu yırtılmanın, yön ve büyüklük olarak sınırlandığını kaydediyor. Adalar’a doğru giden bir fay yoktur değerlendirmesi, harita üzerinde Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara içindeki uzantısını işaret ederken, bu depremin Adalar yakınlarındaki bir kol üzerinde gerçekleştiğini gösteriyor. Tuzla ve Ataşehir’de hissedilmesi, Fay Kolları’nın bir araya gelerek oluşturduğu fay sisteminden kaynaklanır. Bu durum, doğu kesimdeki ana faya paralel gelecek biçimde veridir ve Bakırköy’e uzanan kollarla birleşir. Dolayısıyla büyük bir deprem olasılığının olmadığını söylemek mümkün. Hissetmenin sebebi, faylar arasındaki geometri ve yük aktarımının etkili bir sonucudur. İnsanlarda Adalar Fayı konusunda var olan endişe, bu olayla da güçlenmiştir; ancak uzmanlar, bu sarsıntının tekil ve sınırlı bir tetikleme olduğunu vurguluyorlar. İkincil kollar, kendi başlarına büyük deprem üretemez ve 1999 depremi sonrası gerilimin bir kısmının bu kollarda boşaldığı düşünülüyor. Bu bağlamda, bu deprem kuzeye doğru uzanan fay hattının uç kısmında yer alsa da, ana kolun kırılmasıyla doğrudan ilişkili değildir.