DOLAR
48,7713
EURO
56,0537
ALTIN
6.865,89
BIST
13.284,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Yağmurlu
21°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
18°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C

YERİNDE YELLER ESEN GERÇEKLER

A+
A-

 

Belki de mesele,

kaybettikten sonra anlamak değil;

kaybetmeden önce durup düşünmektir.

 

 

“Bir gün herkes kaybettiği şeylerin değerini mutlaka anlayacak

ama o gün hiç kimse yerli yerinde olmayacak…”

 

İnsanın en ağır imtihanı, fark edişin gecikmesidir.

Hayat çoğu zaman bize gerçeği fısıldar; biz ise duymamakta ısrar ederiz.

Sahip olduklarımızı sıradanlaştırır, yanımızda olanları “nasıl olsa var” sanırız.

Kıymet, hep kayıp kelimesinden sonra gelir.

 

Bir insanı kaybedersin mesela…

Ona söylemediğin cümleler boğazında düğüm olur.

Bir şehri kaybedersin; sokakları rüyalarına girer.

Bir dostu, bir ilkeli duruşu, bir davayı, bir ahlakı kaybedersin…

İşte o zaman anlarsın;

aslında gidenin değil, senin eksildiğini.

 

Ama iş işten geçmiştir.

Çünkü hayatın acı bir kanunu vardır:

Anlamak için çoğu zaman geç kalmak gerekir.

Ve geç kalınan her hakikat, yerini pişmanlığa bırakır.

 

Bugün değerini bilmediklerimiz,

yarın hatıra bile olamayacak kadar uzağa düşer.

Bugün hoyratça tükettiğimiz insanlar,

yarın kapısını çalacak yüzümüz olmayan sessizliğe dönüşür.

Bugün vazgeçtiklerimiz,

yarın “keşke” diye içimizi yakan bir sızı olur.

 

İnsanın trajedisi tam da burada başlar:

Gerçekler yerli yerinde dururken, biz başka yerlere savruluruz.

Sonra bir gün uyanırız;

herkes anlamıştır ama kimse aynı yerde değildir artık.

 

Belki de mesele, kaybettikten sonra anlamak değil;

kaybetmeden önce durup düşünmektir.

Kimin omzunda durduğunu,

hangi değerin seni ayakta tuttuğunu,

neyin seni sen yaptığını fark etmektir.

 

Çünkü bazı kayıpların telafisi yoktur.

Bazı boşluklar dolmaz.

Bazı pişmanlıklar sessizce insanın ömrünü kemirir.

 

Ve işte o gün geldiğinde…

Herkes anlar,

ama artık hiçbir şey yerli yerinde değildir.

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.