Yaşayan insanlar ve Türk kültürünün gelenekleri, ödül töreninin anlamını ve toplumsal değerleri içten bir dille anlatır; kültür mirasıyla bağ kurun.

Kültür ve Turizm Bakanlığı özel ödülleri ile Yaşayan İnsan Hazineleri ödül töreni, kültür ve sanatın uzun soluklu emekçi isimlerini bir araya getirdi. Bakan Mehmet Nuri Ersoy törende, kültürün bir milletin hayat hikâyesi olduğunu ifade ederek, kuşaktan kuşağa aktarılan mirasın coğrafyalar arasında yol aldığını ve köklerinden kopmadığını belirtti. Ersoy, kültürü yalnızca tüketim malzemesi olarak görmek isteyen yaklaşımın, bir toplumun kimliğini de tükettiğini vurguladı ve bugüne kadar Türk kültürünü ayakta tutan isimlere teşekkürlerini iletti. “Bu milletin bağrından daha nice insan hazineleri çıkacak, bu parantez asla kapanmayacaktır.” dedi.
“YARIM ASIRLIK BİR DEVLET GELENEĞİ” diye başlayan konuşmasında Ersoy, 1979’dan günümüze uzanan Özel Ödüller’in, Türk kültür ve sanatına hizmet edenlerin takdir ve minnettarlık ifadesi olduğunu hatırlattı. Ayrıca Yaşayan İnsan Hazineleri olarak adlandırılan ödüllerin de bu iradenin bir sonucu olduğunu söyledi ve mirasın korunması için ustaların bilgi ve becerisine sahip çıkmanın önemine değindi.
92 “YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ” listesinin bugüne kadar 90 kişi ve 2 grubun ilan edildiğini aktaran Ersoy, bu yıl listeye 10 yeni ismin daha eklendiğini belirtti. Geçmiş yıllarda bu listeden emanet olarak alınanların vefat ettiğini hatırlatan Bakan, her birinin hatırasına sahip çıkmanın ve isimlerini yaşatmanın sorumluluğunu paylaştı.
“TÜRK KÜLTÜRÜNE SAHİP ÇIKMAK BİR İRADE MESELESİDİR” diyen Ersoy, ödüllerin ve törensel organizasyonların yalnızca samimiyetle Türk kültürüne sahip çıkıldığı sürece anlam taşıdığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonunun, ilim ve sanat insanlarına her zaman özel bir destek parantezi açtığını belirtti ve “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düşüncesinin devlet geleneği hâline geldiğini vurguladı. Bu yaklaşımın bugün de yeni hazinelerin yetişmesiyle pekişeceğini söyledi.
Tören sırasında, Türk kültür ve sanatına yaşamını adayan ustalarla Yaşayan İnsan Hazineleri unvanına layık görülen isimlere ödüller takdim edildi. Ayrıca Türk Dünyası Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Nabi Avcı, Yapı Kredi Yayınları Genel Müdürü Tülay Güngen ve Güray Müze Kurucusu Mustafa Güray Tüysüz ödülleri aldı. Yaşayan İnsan Hazineleri ödülleri ise ipek böcekçiliğinden sedef kakma sanatına kadar birçok alanda yıllarca emek veren ustalara verildi.
Ödül alanlar arasında ipek böcekçiliği ve dokumacılıkta Emel Duman, geleneksel kuyumculukta Sevan Bıçakçı, üç telli bağlama icrasında Osman Kırca, hüsn-i hat sanatında Hüseyin Öksüz, devdahlık geleneğini yaşatan Ertuğrul Şengünalp, folklorik bebek yapımında Emine Polat, cilt sanatı alanında Mehmet Karslı, körüklü çizme ustalığında Mustafa Karpuzcu, sedef kakma sanatında Mehmet Bülent Fıstıkçı ve zil yapımında Mehmet Tamdeğerlidir. Sağlık sorunları nedeniyle törene katılamayan Mehmet Tamdeğer’in ödülü oğlu Onurhan tarafından teslim alındı.