Yapay zeka ve enerji ilişkisini mizahi bir dille ele alan distopik vizyona dair akıllı bir inceleme ve ufuk açıcı düşünceler.

Kısa bir reklam videosu, yapay zekanın toplumu ileride nasıl dönüştürebileceğine dair kara mizah içeren bir senaryo sunuyor. Görüntüler, Elon Musk, Sam Altman ve Jeff Bezos gibi tanınmış isimleri yaşlandırılmış halleriyle dikkat çekiyor ve 2036 yılında geçiyor. Yaşlanmış bu figürler, ortak girişimleri Energym üzerinden yapay zeka destekli enerji üretimini tanıtıyorlar.
BLACK MIRROR tarzı bir atmosfer yaratılarak, 2030’lu yıllarda insanların büyük bir kısmının işini kaybetmiş olması fikri işleniyor. Paralarını ve hedeflerini yitiren bu insanlar, günlük hayatta boş zamanla boğuşurken Energym’nin görevi, işsizliği telafi etmek için spor salonlarında pedal çevirtip egzersiz yaptırmak ve bu şekilde yapay zeka sistemlerine enerji üretimini sağlamak olarak ortaya çıkıyor.
Bu yaklaşım, pek çok izleyiciye “insanların enerji üretmek için çalıştığı” sert distopyayı hatırlatıyor ve teknolojinin insan hayatını mekanize ve amaçsız bir yola sürükleyebileceğini vurguluyor. Videonun arkasındaki yaratıcı güç ise Belçikalı yapay zeka girişimi AiCandy olarak öne çıkıyor. Şirketin kurucuları Hans Buyse ile Jan De Loore, röportajlarında bu fikrin müşterilerden gelen “AI çok fazla enerji tüketiyor” eleştirilerinden doğduğunu ifade ediyorlar. Bu ikilinin açıklamaları Business Insider tarafından da paylaşıldı.
Buyse, videonun trendleri, gençlerin anlam arayışını ve yapay zekânın doğurduğu belirsizlikleri bir araya getirdiğini belirtiyor. Reklamın ironik yönlerinden biri, yapay zekanın yol açtığı iş kayıpları ve enerji krizini eleştiren bir içeriğin yine yapay zeka kullanılarak üretilmiş olmasıdır. Ayrıca videoda Altman’ın insanlara “amaç duygusu” sağladıklarını söylemesi de dikkat çekici bir detay olarak öne çıkıyor; OpenAI CEO’su daha önce AI’nin enerji tüketimini “bir insanın yetiştirilme sürecine” benzetmişti.
Genel olarak reklam, gelecekte beyaz yakalılar başta olmak üzere pek çok mesleğin tehdit altında olabileceğini ve veri merkezlerinin enerji ihtiyacının artmasının ciddi bir sorun olarak değerlendirilebileceğini mizahi biçimde irdeliyor.