Türkiye’nin barış ve dayanışma vurgusu: Diplomasiyle bölgesel huzur için ortak çözüm mesajı, güven ve iş birliğiyle gelecek inşa ediyor.

Ramazan boyunca 86 milyon vatandaşımızla el ele olduğumuzu vurgulayarak, kardeşlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bölgedeki çatışma ve gerilimler karşısında Türkiye, mazlumlarla dayanışmayı ve insani yardımları büyütmeyi sürdürüyor. Türkiye Diyanet Vakfı, TİKA ve Türk Kızılay gibi kurumlarla birlikte, ihtiyaç sahiplerinin kapısını kararlı bir seferberlik ruhuyla çalıyor ve yardım elini onlara ulaştırıyoruz.
Salı günü yapılan açıklamalarda, saldırıları esefle kınıyoruz ve bölgede barışın hakim olması için çalışmayı sürdürdükçe, komşumuz İran’a yönelik artan endişelerin de farkında olduğumuzu belirtiyoruz. Diplomasi ve diyalogla çözüme olan inancımızı yineledik; çatışmaların önüne geçmek için herkesle diyalog kapısını açık tutacağız. İsrail ile yaşanan süreçte diyalog ve diplomasiyle ilerlemenin önemi üzerinde durduk; karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi için çabaların artarak sürmesini bekliyoruz.
Üzerimizde düşen sorumluluklar doğrultusunda hudut güvenliğini güçlendiriyoruz ve tüm tedbirleri en üst düzeyde tutuyoruz. Dışişleri Bakanımız, MİT Başkanımız ve ilgili kurumlar muhataplarıyla yoğun temas halinde olup, süreci yakından izleyerek gereken adımları atmaya devam ediyorlar. Türkiye’nin bölge barışı için sorumlu ve yapıcı tavrı sarsılmazdır.
28 Şubat’ın hatırlanması bağlamında bugün, Türkiye’nin demokrasisine ve özgürlüklerine yönelik 29 yıl önceki müdahalenin izleriyle yüzleşiyoruz. Darbelerin millet iradesine yönelik etkileri ve ekonomik-sosyal etkileri geçmişe dair ağır dersler olarak hafızalarda yerini koruyor. Bu süreçler, gelecekte benzer tehditleri önlemek adına mühürleyici bir hatıradır; toplum olarak birlik ve dayanışma içinde yolumuza devam ediyoruz.