Türkiye yapay zeka yolculuğunda stratejik iş birlikleri ve yol haritası ile saygın bir gelecek için yol gösteriyor; inovasyon, iş birliği ve vizyon bir arada.

Raporda, Türkiye’nin genç nüfusunun potansiyeli, stratejik konumu ve savunma sanayi birikimiyle yapay zekâ alanında küresel rekabette öne çıkmayı hedeflediği ifade edilmektedir. Uzun vadeli bir vizyon ve bütüncül bir yol haritası gerekliliği vurgulanırken, yapay zekâ yolculuğunda karşılaşılabilecek riskler, kazanımlar ve tehditler ile güçlü ve zayıf yönler ayrı başlıklar halinde incelenmiştir.
Güçlü yönler arasında genç ve nitelikli bir nüfusla birlikte veri erişimini etkileyen sınırlılıklar, insan kaynağı eksikliği, dijital altyapı yetersizlikleri ve mevzuata dayalı zorluklar dikkat çekmektedir. Tehditler ise sağlık, eğitim, tarım ve savunma gibi kritik alanlarda yapay zekâ uygulamalarının güvenlik ve etik risklerini gündeme getirmektedir. Özellikle sağlıkta veri gizliliği ve siber güvenlik konuları, güven duygusunu zayıflatabilirken, eğitimde ise öğrenci verilerinin mahremiyetine ilişkin riskler öne çıkmaktadır; savunma sanayinde ise yapay zekâ teknolojilerinin terör örgütleri tarafından olumsuz biçimde kullanılma olasılığı kaygı yaratmaktadır.
Yapay zekâ komisyonu kurulması önerileri raporun kilit noktalarından biridir. Türkiye’nin küresel öncü bir aktör olması hedefiyle uygulanabilir bir yol haritası için aşağıdaki adımlar önerilmiştir: Türkiye’ye özgü bir Yapay Zekâ Kanunu çıkarılmalı ve bu kanun, ülkenin ihtiyaçlarına odaklı biçimde şekillendirilmelidir. 2030 hedefleri doğrultusunda sağlık, tarım, eğitim, adalet, dijital finans, savunma sanayii ve e-ticarette yapay zekâ çözümleri yaygınlaştırılmalı ve milli şampiyonlar (Turcornlar) artırılmalıdır. Türkçe dil modeli geliştirme çalışmaları hız kazanmalı ve Ulusal Dil Veri Seti Programı başlatılmalıdır. Ayrıca Türkiye Yapay Zekâ Kurumu ile TBMM’de Yapay Zeka İleri Teknolojiler ve Yenilik Komisyonu kurulmalı; insanların iradesini değiştirebilecek veya normalde yapılamayacak eylemleri yaptıran yapay zekâ sistemlerine karşı düzenlemeler getirilmelidir. Çocukların korunması için olumsuz etkilerle mücadele önlemleri de öne çıkan bir diğer başlıktır.