TCMB Para Politikası Kurulunun yeni enflasyonla mücadele stratejisi ve faiz duruşunu açıklayan analiz niteliğinde bir içerik.

Bir önceki karar metninde belirtildiği gibi, para politikası kurulu, haftalık repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tutmaya karar vermiştir. Ayrıca, gecelik vadede borç verme faizi yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faizi ise yüzde 35,5 olarak değiştirilmemiştir. Bu adımlar, enflasyon görünümünü etkileyecek gelişmeler karşısında politika duruşunun sürdürülebilirliğini desteklemektedir.
Enflasyon görünümünün yakın takibi, şubat ayındaki ana eğilimin yatay bir seyir izlemesiyle birlikte devam etmektedir. Jeopolitik gelişmeler nedeniyle belirsizlikler artmakta; küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarındaki yükseliş de bu tabloya eşlik etmektedir. Bu unsurların olası etkilerini sınırlamak adına sıkı para politikası kararları ve mali tedbirler uyum içinde yürütülmeye devam edilmektedir. Gelişmeler, maliyet kanalı ile iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon üzerindeki baskıyı yakından izlenmektedir.
Para politikası duruşunun sıkılaştırılması gerektiğinde talep, kur ve beklentileri etkileyerek dezenflasyon sürecini güçlendirecek şekilde uygulanacaktır. Kurul, politika faiziyle ilgili ilerlemeyi; enflasyonun gerçekleşmeleri, ana eğilimler ve beklentiler ışığında ara hedeflerle uyumlu biçimde değerlendirecek ve gerektiğinde sıkılaştırıcı adımlar atacaktır. Kararlar, enflasyon görünümünü merkez alarak toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşım içinde alınmaktadır. Son dönemde enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olursa para politikası duruşu yeniden sıkılaştırılacaktır.
Kredi ve mevduat piyasalarındaki gelişmeler öngörülenin dışında karşılık bulursa, parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmek amacıyla ek makroihtiyati adımlarına başvurulacaktır. Likidite koşulları yakından izlenecek ve gerektiğinde likidite yönetimi araçları etkili biçimde kullanılmaya devam edecektir.
Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak şekilde, parasal ve finansal koşulları sağlayacak biçimde belirleyecek; kararlar ise öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alınacaktır.