Siyasi istikrarı ve ahlaki yolun önemini, çamur zihinliklere karşı duruşu anlamaya yönelik akıcı bir değerlendirme.

Toplantıya katılan vatandaşlarımızı selamlıyor, bu buluşmanın getirdiği farkındalık ve birlikteliğin önemini paylaşıyorum. Bu konuşma, aradan sonra yeniden bir araya gelmenin ve ortak değerleri pekiştirmenin sevinciyle doludur.
Bir zamanlar Mithat Cemal Kuntay’ın sözleri aklımızdadır: İnsan, çoğu kez bir mektepten değil, bir muallimden doğar. Bu düşünce, siyasetin tek başına bir ders olmadığını hatırlatır. Mehmet Akif Ersoy’un Berlin dönüşündeki diyalog da yol gösterici bir rehberlik servisi olarak anlaşılır: Elçimizin tefsir yazdığı anda bile siyaset konuşan hocalarımız vardır. Böylece anlarız ki, hangi yöne yönelirsek yönelelim, akıl ve rehberlik gerekir.
Allah’a saygı ile kuldan utanmanın dengesi, inanç ile milliyetçi iradenin uzun soluklu mücadelesinin temel direğidir. Bizler, bu mirası taşıyan bir topluluğuz: 57 yıllık siyasi ve fikri birikim, Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’nı Türkiye’nin ve Türk-İslam dünyasının geleceğini inşa eden güçler olarak konumlandırır. Amaç, sadece bugün değil, yarınlar için de sağlam bir yol haritası çizmektir. Bu birliktelik, geçmişle gelecek arasında köprü kuran fazilet ve ferasetle hareket etmeyi gerektirir.
Çamur zihinliklere, çamurlaşmış siyasetlere kapımız süngülüdür. Mevlânâ’nın sözleriyle her damla yağmurun altında farklı bir tecelli saklıdır: bazıları çamura düşer, bazıları gül yapraklarıyla kokular salar. Bizim taraf için kapı açık değildir; karışık düşünceler ve çamurlu tutumlar karşısında net bir duruş sergileriz. Ruhu bedene hakim olan bir insan için itidal ilkedir; bu ilke ile hareket edenler zorlukları aşar, karşılarına çıkan engelleri adalet ve akıl yoluyla giderir. Gerçek erdem, bu yol izlenerek ulaşılır ve yanılgıya düşmeden ilerlemek için sağlam bir temel oluşturur.