DOLAR
49,6918
EURO
55,7233
ALTIN
6.384,76
BIST
11.116,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Çok Bulutlu
19°C
Salı Hafif Yağmurlu
15°C
Çarşamba Yağmurlu
16°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C

Sağlıkta Üreten, Koruyan ve Geliştiren Yeni Dönem: Sağlıklı Türkiye Yüzyılı

Sağlıkta üretkenlik, koruma ve gelişim odaklı vizyonla Sağlıklı Türkiye Yüzyılı için yenilikçi çözümler ve güçlü sağlık sistemi mesajını vurgular.

Sağlıkta Üreten, Koruyan ve Geliştiren Yeni Dönem: Sağlıklı Türkiye Yüzyılı
25.10.2026 03:30
A+
A-

Bir bakanlık açıklamasında, Bakan Kemal Memişoğlu’nun Türk Parlamenterler Birliği programında katılımcılara hitap ettiği belirtildi. Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık yaklaşımıyla başlatılan Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunun, Türkiye’nin öncelikli sağlık sorunlarına odaklandığı kaydedildi. Memişoğlu, Türkiye’nin beş temel sağlık sorununu şu şekilde sıraladı: obezite, tütün ve kötü alışkanlıklar, uyuşturucu, davranışsal bağımlılıklar ve düşük doğurganlık hızı.

Toplumsal meseleler arasında tütün kullanımı, genç nüfusta öne çıkan bir halk sağlığı problemi olarak tanımlandı. Yapılan son TÜİK çalışmasına göre 13–17 yaş arasındaki yaklaşık 7,5 milyon çocuk ve gençten 2,5 milyonu sigara kullanıyor; bu da %30’a tekabül ediyor. Erken başlama yaşı olan ortalama 17’yı vurduğumuzda, bu durumun dramatik yönü vurgulandı.

Aile hekimlerinin çalışmalarıyla son bir yılda kanser belirtisi olmadan 8 bin kişiye tanı konulduğunu belirten Memişoğlu, erken teşhisin önemine dikkat çekti. Aile hekimleri aracılığıyla hastanelerden randevu alma imkanı ve hastaların belirtileri ile geçmiş bilgilerinin elektronik sistem üzerinden ilgili hekimlere iletilebilmesi süreci, sistemi daha entegre hale getiriyor.

Sağlık altyapısının güçlendirilmesi bağlamında hastanelerin sayısı 1156’dan 1526’ya, toplam yatak kapasitesi 164 bindən 274 bine yükseldi. Nitelikli yataklar ve yoğun bakım kapasitesi de belirgin biçimde artarken, sağlık çalışanı sayısı 378 binden yaklaşık 1,5 milyona ulaştı. Normal doğumun desteklenmesi amacıyla süreçler ve politika değişiklikleri gündeme getirildi ve Anne Yolculuğu mobil uygulaması hayata geçirildi. 2024’ten itibaren primer sezaryen oranlarında 5,5 puanlık bir düşüş elde edildiğini aktardı.

“Sağlık hizmetinin temel amacı olan sağlam insanların sağlığını korumak için evde sağlık, palyatif bakım, uzaktan sağlık hizmetleri ve aile hekimliğini entegre eden bir sistem kuruldu. Pilot iller olarak Kayseri ve İzmir belirlenirken, bu uygulama ülke genelinde yaygınlaştırılacak. Ayrıca esenlik mevzuatı ile sağlık hizmetinin yeni bir çerçevesi oluşturuldu. Bu çerçeve, tedavi amacıyla kullanımın sınırlandırılması ve belirli dönemlerdeki kullanımın kısıtlanması yönünde iki kırmızı çizgi içeriyor: birincisi tedavi odaklı yaklaşım, ikincisi nekahet dönemi dışı konularda esenlik hizmetleri.

Sağlık Bakanlığı, göreve başladığı günden bu yana 524 aile sağlığı merkezi ve 45 sağlıklı hayat merkezi inşa etti; 365 merkez inşaatı sürüyor, 766 merkezin daha planlandığı, bu yıl 68 hastanenin tamamlandığı, 12 ağız-diş sağlığı merkezi açıldığı ve 106 hastanenin inşaatının devam ettiği belirtildi. Üreten Sağlık yaklaşımıyla bilimsel fikirlerin ürüne dönüştürülmesi ve yerli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Mobil röntgen cihazı üretildiği ve ASELSAN ile geliştirilen kalp-akciğer makinesinin yaklaşık %90’lık yerlilik oranıyla kullanılmakta olduğu ifade edildi. Ayrıca iki yıl içinde %70 yerlilikli ultrason cihazları ve 8 aşı da yerli olarak üretilmesi planlanıyor.

Bebek ölüm hızının, sağlık hizmetlerinin niteliğini gösteren önemli bir gösterge olduğu belirtilirken, 2002’de canlı doğumda binde 31,5 olan bebek ölüm hızının günümüzde binde 7,7’ye gerilediği ve 2024’te 8,9 olan oranın bir yılda 7,7’ye düştüğü vurgulandı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.