Milli Vizyon ve Kararlılıkla Türkiye’yi Şekillendirme Adımları: Güçlü hedefler, stratejik ilerleme ve vizyoner liderlikle gelecek için yol haritası.

Haftalık Meclis Grup Toplantımızın başlangıcında, saygıdeğer heyeti içtenlikle selamlıyor, bugünkü toplantımızı uzaktan ve yakından takip eden tüm vatandaşlarımıza gönülden teşekkürlerimi iletiyorum. Ülke içinde ve dışında gerçekleşen gelişmeleri, televizyon, radyo ve sosyal medya üzerinden bizleri izleyen geniş kitlelerle paylaşmak isterim; zorlu dinamikler karşısında feragat etmeden huzur ve onurlu bir yaşamı arzulayan herkesle dayanışmayı sürdürmek temel hedefimizdir.
Haftalık arayışlarımızda İl Başkanları Toplantısı, ardından Merkez Yönetim Kurulu ve Merkez Disiplin Kurulu’nun ortak toplantılarını tamamladık. Bu toplantılar, ilerleyen siyasi yol haritasını derinlemesine ele almamıza ve fikir birliğini güçlendirmemize vesile oldu. İç ve dış gelişmeleri, dünya genelinde etkili olan siyasi ve stratejik mücadeleleri kapsamlı şekilde masaya yatırdık.
TERÖRSÜZ BÖLGE ADIMLARI konusunu özel olarak tartıştık; güvenli bir Türkiye ve güvenli bir bölge hedefi doğrultusunda atılan kararlı adımları, karşılaşılan zorlukları ve bozucu etkileri dikkatle değerlendirdik. Siyonist emperyalizmin yozlaşmış işbirlikçilerini ve onların yazdığı düşmanlık senaryolarını gözden geçirerek, tedbirli bir duruş sergiledik.
BU AMAÇ BAZİT OYUNLARA KURBAN VERİLMEYECEK KADAR HAYATİDİR ifademle şu gerçekleri vurguluyorum: Milliyetçi Hareket Partisi olarak huzurlu ve güvenli, milli birlik ve bütünlüğü sağlamlaşmış, barış ve refah içinde yükselen bir Türkiye’yi Cumhur İttifakı’nın ortak aklıyla hayata geçirme hedefimiz sarsılmazdır. Bu misyona bağlılık, hesap oyunlarına ve sığ stratejilere feda edilmeyecek kadar hayati ve onurludur.
Geçtiğimiz 24 Ekim 2025 tarihinde başlattığımız ‘Hayırlı Günler Komşum’ ziyaretleri ile ‘Derdin Derdimizdir’ sohbetleri, halkımızla temasımızı güçlendirdi. Şimdiye dek 81 il ve 963 ilçede toplam 76.544 program yürütülmüş olup, bu süreçte elde edilen başarılar takdirle karşılanmıştır. Çalışmanın sınırı yoktur; başarı ise gayretin ve emeklerin birleştiği yerde doğar. Kaderin damarlarını oluşturan gayret, Kur’an-ı Kerim’in Dokuzuncu Suresi’nin 39’uncu ayetinde ifade edildiği gibi, çalışkanlar için karşılık bulacaktır.
Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde öne çıkaracak hedeflerimiz, hayalleri gerçeğe dönüştürecek kutlu bir heyecan ve kararlılık ile doludur. Peki bunu nasıl başaracağız? Öncelikle milletimizin irade ve namusunu yüreğimizde taşıyacağız; demokrasiden asla sapmayacağız. İkincisi, çağın gereklerini ve ruhunu, değişim dinamiklerini Türk milliyetçiliğinin bakış açısıyla ve dünyanın dilini Türkçenin olanaklarıyla okuyacağız; Türkçenin zenginliğini kullanarak kavrayışımızı güçlendireceğiz. Millî ve manevi değerlerimizi, varoluş onurumuzun zırhı ve birliğimizin dirliği ile kardeşliğin bedeli olarak göreceğiz; bu değerler hiçbir şekilde küçümsenmeyecek ve ödün vermeyecektir.