KAAN prototiplerinde değişimler, gelecek planları ve üç yeni uçak, statik test uçağı ile RAM tesislerini özetleyen kapsamlı bir bakış.

Savunma sanayii liderleri KAAN üzerinde yoğunlaşırken, geçtiğimiz hafta yapılan TUSAŞ ziyaretlerinden elde edilen görüntüler yeni tartışmaları gündeme taşıdı. KAAN tasarımındaki çeşitli değişiklikler, sisli bir görünüm yerine somut teknolojik güncellemeleri de beraberinde getiriyor. Yetkililer, bu konudaki yorumları paylaşmaktan kaçınsa da, uzman çevreleri prototipler arasındaki farkları incelemeye devam ediyor.
Görgün’ün paylaşımlarında öne çıkan KAAN-0 prototipinin arkasında yer alan gelişmeler, özellikle uçuşa hazırlık aşamasında dikkat çekti. İlk uçuşunu 21 Şubat 2024’te ve 6 Mayıs 2024’te gerçekleştiren bu uçak, testlere devam ediyor. Ayrıca KAAN-1’in ise Mayıs veya Haziran 2024 civarında ilk uçuşunu yapması ve KAAN-0’a göre daha karmaşık operasyonel sistemlere sahip olması hedefleniyor. Gelecek planları doğrultusunda 2 ve 3 numaralı prototiplerin uçuşlarının 2026 yılı içinde tamamlanması öngörülüyor.
Statik test uçağı görüntülerinde burnu branda ile kaplı olan bu uçak, tam boy statik testler için üretildi. Uçuş ağırlığı ve boyutları KAAN ile birebir uyumlu olmasına rağmen bu model uçmayacak; yer ve statik testler için gerekli kuvvet ve baskı dayanımları burada değerlendirilecek. Bu aşama, KAAN programının kritik geliştirme basamaklarından biri olarak betimleniyor.
ALTINİZDE 6 PROTOTİP PLANı KAAN’a ait testlerin altı farklı tip prototip üzerinde ilerlemesi hedefleniyor. İlk uçuşla birlikte kanat açıklığı 14 metre, uzunluk 21 metre ve yükseklik 6 metre olarak kaydedilirken, TUŞAŞ’ın yeni güncellemesi ile 2025’te kanat 13.4 metre, uzunluk 20.3 metre ve yükseklik 5 metre olarak revize edildi. Bu güncelleme ile geçen yıl boyunca uçağın boyutlarında küçülmeler görüldüğü bildiriliyor; ancak mevcut son durum hakkında resmi bir açıklama yapılmadı.
Radar ve görünürlük konusunda KAAN’ın farkedilir özelliği, RAM kaplamaları ve yeni nesil boyaların birleşiminden doğan düşük görünürlük özellikleriyle ilişkilidir. Radar enerjisinin bir kısmını ısıya dönüştüren özel boyalar sayesinde radar görünürlüğünde önemli bir düşüş sağlanabildiği ifade ediliyor. Bu sayede KAAN, radar sinyallerini sönümleyerek hayalet uçak özelliğine yaklaşmış oluyor ve bu teknikler özel olarak TUSAŞ bünyesinde gerçekleştirilen testlerle doğrulanıyor.
Değişimler ve uzman tahminleri Fotoğraflardaki farklılıklar henüz resmi olarak açıklanmasa da uzmanlar KAAN-1’in form olarak daha düzgün bir şekle kavuştuğunu işaret ediyor. Dolgun burun kısmı, ASELSAN’ın MURAD AESA radarında yer değişikliği yapıldığına işaret ederken, TOYGUN ve IRST için ayrılan yuvaların prototipte belirdiği belirtiliyor. Ayrıca arka iniş takımlarının genişlediği ve iki motor arasındaki mesafenin açıldığı gözlemlenirken, kokpitte ASELSAN imzalı TULGAR sisteminin bulunduğu düşünülüyor; bu sistem plandaki kritik uçuş ve görev verilerini pilotun vizörüne yansıtabilme yeteneğine sahip.