İstanbul Havalimanı’nda unutulan eşyaların sanatla yeniden yolculuğu: keşif dolu bir serüven, ilham veren hikayeler ve duygusal anlar.

İstanbul Havalimanı’nda açılan sergide, Öztürk’ün Şey(ler) Havalimanında Unutulan Eşyalar adlı çalışması ziyaretçilerle buluşuyor. İGA ART kapsamında hayata geçirilen proje, sanatçının Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik-Heykel Bölümü mezunu kimliğini öne çıkarıyor. Sergi, havalimanlarının sembolü haline gelen valizleri yeni bir sanatsal imgeye dönüştürüyor. Yıllar boyunca üzerinde çalıştığı ve İstanbul Havalimanı kalıcı yerleşiminde konumlanan “Şey” heykeli, konveyörün alışılmış akışını bozarak izleyiciyi bilinmez bir yolculuğa davet ediyor ve valizleri beklenmedik bir forma kavuşturuyor.
İGA ART galeride devam eden bu sergide, havaalanında unutulan eşyalar da sanat eserine dönüşüyor. Öztürk, dünyanın dört bir yanında unutulan nesneleri hatırlatırken onları tamamen sanatsal birer objeye dönüştürüyor. Açılışa İstanbul Havalimanı İşletmecisi İGA CEO’su Selahattin Bilgen ile İGA ART Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gülveli Kaya’nın yanı sıra birçok davetli katıldı.
Konuşmalar sırasında Beyazıt Öztürk, “Yolculukları devam etmesi gereken eşyaların İstanbul Havalimanı’nda unutulmuş olması beni hüzünlendirdi. Bu yüzden onları sergiye taşıdık ve konveyör sayesinde onları yeni yolculuklarına, sürprizlerle dolu bir serüvene taşıdık” ifadelerini paylaştı. Ayrıca “Birinin heykelini yapsaydınız kimin olurdu?” sorusuna yanıt olarak, “Annemin heykelini yapmak isterdim. Ondan daha değerli ne olabilir ki; kadın olarak dikilecek bir heykel” şeklinde duygularını dile getirdi.
Değerleri unutmamak lâzım başlığı altında ise Beyazıt Öztürk, bazı değerleri hatırda tutmanın önemine vurgu yaptı. Serginin bir unutulmama hikâyesi olduğunu belirten sanatçı, toplumsal hafızamızda yer eden unsurların unutulmaması gerektiğini söyledi. Aynı zamanda Kanal D’de ekrana gelen programlarla ilgili soruları yanıtlayan Öztürk, “Beyaz Show ileride daha da güçlü gelecek; Beyazla Joker projesi iyi gidiyor. İnsanlar tebessüm etmeyi ve eğlenmeyi özlüyor; biz de birlikte keyifli bir şey ürettik” dedi.