İran’daki olayda hayatını kaybeden TIR şoförü Hüseyin Fırat’ın ailesinin içten, yürek yakan yansımaları ve dayanışması.

Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlikten ayrıldıktan sonra ailesinin geçimini sürdürmek için baba mesleği olan TIR şoförlüğünü sürdürüyordu. İstanbul’dan aldığı yükle Afganistan yönüne giderken dönüş yolunda İran’ın Tebriz şehrine ulaştığında yaşanan olaylar, hayatını derinden değiştirdi. Şarapnel parçalarının şaramporideki araca isabet etmesiyle ağır yaralanan Fırat, Zencan Hastanesi’nde tedavi altına alındı.
Yoğun mücadeleye rağmen İran’da yedi gün süren yaşam savaşını kaybeden genç sürücünün cenazesi, diplomatik süreçlerin ardından Türkiye’ye getirilerek Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki baba ocağına ulaştırıldı. Gözyaşları içinde kılınan cenaze namazının ardından Reyhanlı Mezarlık Kompleksi’nde toprağa verildi. Fırat’ın tabutunun üzerinde bulunan damatlığı ise yürekleri dağladı.
İran’da güvenlik durumu ve masum insanların rastgele kurban edilmesi üzerine baba Coşkun Fırat şöyle konuştu: “İran’da herhangi bir güvence yok, masum insanlar rastgele öldürülüyor.” Oğlunun aracı alev alırken kendisini lastik patlaması sandığını, aynaya baktığında ise oğlu ile birlikte olan gümleme sesiyle korktuğunu anlattı. İsrail ve Amerika’yı kınayan baba, İran’daki hastane bakımlarını da takdirle hatırladı.
Damattan daha fazlasını ifade eden bir an olarak nitelendirilen damatlık, acılı anne Hayriye Fırat için de derin bir hüzün kaynağı oldu: “Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde. Mekanın cennet olsun Hüseyin’im.” Oğlunun kaybı karşısında kahrolan anne, İsrail’e karşı tepki ve acının paylaşıldığı duygularını ifade etti.