İmamoğlu ve tutuklu sanıkların duruşma tartışmalarıyla gündemdeki taleplerin ayrıntılı değerlendirmesi ve öne çıkan sorular.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada, sanık Ekrem İmamoğlu söz alarak mevcut kurallara itirazını dile getirdi. İmamoğlu, 1 aylık tutukluluk incelemesi kuralını esnetebilme talebinde bulunduğunu belirtip, bu sürenin 1 haftaya indirilebileceğini ve gereğinin anlık kararlarla yapılabileceğini ifade etti. Ayrıca sağlık sorunları yaşayanlar bulunduğunu hatırlatarak, savunmalar dinlenirken duygularına kapıldığını ve bazı davranışlarının insani olduğunun altını çizdi.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan’ın, taleplerin ara kararda değerlendirileceğini söylemesi üzerine İmamoğlu, kendisiyle ilgili ayrı bir talebi olmadığını belirtip, sanıklar hakkında müsadere ve el koyma kararlarının kaldırılmasını istedi. TUTUKLU SANIK SİNAN SEPETÇİ’NİN SAVUNMASI Ardından söz alan tutuklu muhasebeci Sinan Sepetçi, kendisinin şirkette bir çalışan olduğunu ve kendisini bu durumda gösteren ifadelerin arkasında yatan gerekçeler konusunda düşüncelerini paylaştı. Sepetçi, basit muhasebe işlemleri yapan bir personel olduğunu vurgulayarak, olaylara kendisinin karışmadığını ve kendisine yöneltilen ifadelerin doğruluğunu reddetti.
TUTUKLU SANIK YAVUZ SALTIK’IN SAVUNMASI Savunmasında, İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı olan Saltık, bilirkişi raporlarındaki ihalelerle ilgili usulsüzlük iddialarını reddetti. Bilirkişi raporlarının mahkemeyi yanıltma amacı taşıdığını ileri süren Saltık, iddianamede bu yönde somut delil bulunmadığını savundu. Fatih Keleş’in iddianamede yönetici konumunda gösterildiğini ancak aralarındaki hiyerarşik ilişkiyi kabul etmediğini bildirdi. Saltık, belediyedeki arkadaşlık bağlarının mesai arkadaşlığı çerçevesinde ilerlediğini ve tüm suçlamaları reddettiğini vurguladı.
TUTUKLU SANIK MUSTAFA KARAOĞLU’NUN SAVUNMASI Mustafa Karaoğlu ise İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı olarak, ihale süreçlerinde usulsüzlük iddialarını reddetti ve ihale sözleşmelerinin usule uygun yürütüldüğünü savundu. Verilen hizmetlerin de iddianamedeki suçlamalarla uyumlu olmadığını dile getirerek tahliye ve beraatını talep etti.
Duruşma, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmesi için 8 Haziran Pazartesi gününe ertelendi.