İlber Ortaylı’nın mirasıyla tarih bilinci ve kültürel etkileşimler üzerine anlamlı bir veda: miras, tespit, ilham ve ufuk açan bir bakış.

İstanbul’daki törenlerle uğurlanan Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türkiye’nin düşünce ve tarih dünyasında izler bırakan bir isim olarak anılıyor. Galatasaray Üniversitesi’ndeki anma programını takiben Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Bakan Mehmet Nuri Ersoy basın mensuplarına görüşlerini paylaştı.
“Tarih bilincini toplumun her kesimine taşıyan ve geniş halk kitlelerini bilgilendirme misyonunu üstlenen biri olarak Ortaylı’yı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz,”
diyen Ersoy, Ortaylı’nın 50’den fazla eseriyle toplumu tarih konusunda bilinçlendirme çabasında önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Kendisi ülkenin önde gelen tarihçilerinden biri olarak halk arasında geniş bir yankı buldu ve bu başarıyı eserleriyle perçinledi.
“Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da saygın bir konuma sahipti,” diyen Ersoy, Ortaylı’nın akademik yaşamı boyunca öğrenciler yetiştirdiğini, hem Ankara Üniversitesi’nde hem de Galatasaray Üniversitesi’nde dersler vererek pek çok kişiye bilgi aktardığını vurguladı. Uluslararası arenada da dersler veren ve konferanslar gerçekleştiren Ortaylı’nın, Türk tarihinin gurur kaynağı olduğunu belirtti.
“Bu tür bilim insanları nadiren karşımıza çıkıyor; eserleri ve fikirleriyle topluma yön vermeye devam ederler,” diye ekleyen Bakan Ersoy, Lazio Ödülü (2006), Puşkin Madalyası (2007) ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü (2017) gibi onurlandırmaların, Ortaylı’nın değerini teyit ettiğini söyledi.
İlber Ortaylı’nın mirasının gelecek nesillere aktarılması için kültür ve sanat alanında sahip çıkılacağına vurgu yapan Ersoy, şu sözlerle konuşmasını sürdürdü: “Topluma kazandırdığımız bu değerleri korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak bizim sorumluluğumuz.” Başsağlığı dileklerini yineleyen Bakan, ailenin ve sevenlerinin yanında olduğunu belirtti; mekânının cennet, ruhunun ise şad olsun dileklerini yinledi.