Cinsiyet temelli ayrımcılığa ilişkin karar ve işletmenin yaklaşımını derinlemesine inceleyen etkili bir analiz.

Başvuran ve arkadaşının, kafe, restoran ve canlı müzik kulübü olarak hizmet veren bir mekanda düzenlenen etkinliğe biletleriyle girmek istedikleri halde kapıdaki güvenlik tarafından içeri alınmadıkları belirtildi. Nedeni olarak damgasız girişin yapılamayacağı düşüncesinin öne sürüldüğü kaydedildi. Başvuran, biletleri ibraz etmesine rağmen görevlilerin bilet ücretinin iade edilebileceğini söyleyerek mekandan uzaklaştırdıklarını ifade etti. Ayrıca biletlerde veya etkinlik kurallarında iki erkeğin içeri alınmayacağına dair bir madde olmadığını, yalnızca kadın-erkek sayısının dengelenmesinin gözetileceğine dair bir ifadenin bulunduğunu belirterek durumunu mekana yazılı olarak iletti.
İşletme tarafından verilen cevapta ise içerideki kadın-erkek dengesinin sağlanması ve kadın misafirlerin huzurunun korunması amacıyla bu tür uygulamaların uygulanabildiği ifade edildi. Başvuran, alkol tüketiminin sadece erkeklere özgü olmadığını, kadınların da benzer biçimde rahatsızlık verebileceğini savunarak uygulamanın cinsiyet temelinde ayrımcılık teşkil ettiğini öne sürdü.
İŞLETME: AYRIM YAPILMAMAKTADIRİşletme avukatı, TİHEK’e sunduğu görüşte ki etkinlik kurallarında; organizasyon şirketinin uygun görmediği kişileri içeri almama ve ücretin iadesi kaydıyla bu hakkın kullanılabileceğini; ayrıca kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla da benzer bir içeri almama hakkı bulunabileceğini belirtmektedir. Bu çerçevede başvuran için bilet ücreti iade edilerek içeri alınmama kararı uygulanmış ve herhangi bir ayrımcı tutum sergilenmediği savunulmuştur.
ÜST SINIRDAN CEZA KARARIİTİBAREN TİHEK’in değerlendirmesinde, başvuranın yalnızca erkek olması nedeniyle mekâna alınmaması cinsiyet temelli bir farklı muamele olarak değerlendirildi. Varsayımın toplumsal önyargılara dayandığı ve somut bir gerekçeye dayanmadığı vurgulandı. Olası olumsuzlukları engellemek için güvenlik önlemlerinin artırılabileceği veya alternatif tedbirlerin uygulanabileceği ifade edildi. Sonuç olarak, uygulamanın 6701 sayılı Kanun kapsamında cinsiyet temelli doğrudan ayrımcılık oluşturduğuna karar verildi ve ihlalin niteliğine göre işletmeye üst sınırdan 256 bin 357 lira idari para cezası verildi.
‘CİNSİYET TEMELLİ BİR AYRIMCILIK’Ayşenur Akdemir Çelik, kararın önemine işaret ederek, birçok eğlence mekanında damaksız girişin olduğunu bilmenin yaygın olduğunu, ancak olayda kimlikten bağımsız olarak sadece damaksız giriş diyerek kişilerin mekâna alınmamasının hukuken sorunlu bulunduğunu belirtti. Uygulamanın kadınları korumak amacıyla yapıldığı iddiasının ise erkek müşterilerin potansiyel rahatsızlık yaratacağı öngörüsüyle desteklendiğini ve bu önyargıların toplumsal ayrımcılığa yol açtığını söyledi. Kararın, toplumsal önyargılara dayanan bu tür uygulamalara karşı önemli bir sınır çizdiğini ve kararın yerinde bulunduğunu ifade etti.