İcraya başvuran kiracıya karşı ev sahibi davasında sürpriz sonuç: 150 bin lira masraf ve %20 icra itiraz tazminatıyla ilgili kırılma noktaları

İstanbul Beyoğlu’nda kiracıyla yeni mal sahibi arasındaki ödeme anlaşmazlığı, icra sürecinin uzamasına ve mahkeme kararına yansıdı. Taşınmaz 2022 yılında satışa çıkarken, kiracı hala eski sahibinin hesabına kira ödemelerini yapmaya devam ettiğini savundu.
Yeni malik durumu öğrendikten sonra kiracının kira ödemelerinin kendi banka hesabına yönlendirilmesini talep etti. Ancak iddiaya göre kiracı, satıştan itibaren herhangi bir kira bedelini yeni malikin hesabına yatırmadı. Üç aylık gecikmenin ardından ihtarnameyle sözleşmenin yeni dönem için yenilenmeyeceği ve tahliye ile gecikmiş kira bedellerinin ödenmesi gerektiği hatırlatıldı. İhtarnameye rağmen ödeme gelmeyince icra takibi başlatıldı; kiracı ise süresinde borcu ödemediğini ve takibe itiraz etti.
Bu gelişmelerin ardından ev sahibi, 2 Temmuz 2024 tarihinde itirazın iptali davasını açtı ve dosya bilirkişiye yönlendirildi. Kiracı, ödemeleri eski ev sahibine yaptığını iddia ederken, mahkeme sürecinde savunmasını sürdürdü. Ancak bilirkişi raporu, kiracının kira bedellerini yeni malikin hesabına yatırmadığını ortaya koydu.
Mahkeme, kiracının icra takibine yaptığı itirazı kötü niyetli buldu ve icra takibinin devamına karar verdi. Ayrıca kiracıya 150 bin lira civarında masraflar çıkması beklenirken, %20 icra inkâr tazminatı da uygulanmasına hükmedildi. Bu karar kapsamında tüm yargılama harçları, masraflar ve vekâlet ücretinin kiracı tarafından karşılanması gerektiği belirtildi. Sonuç olarak toplam borç, masraflar ve cezai sonuçlar dahil edildiğinde yaklaşık 150 bin liraya ulaştı.
Karar 2 Temmuz 2024’te açılan davada alınmış ve 10 Şubat 2026’da kesinleşmesi için kayda geçirildi. Bu tür durumlarda kiracıların kira ödemelerini yeni malikin bildirdiği hesaba yatırması gerektiği bir kez daha hatırlatıldı. Aksi halde benzer yaptırımların uygulanabileceği vurgulandı.