Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi, kıtlık riskleri ve güvenlik tehditleriyle petrol akışlarını etkileyen kritik bir analiz.

Basra Körfezi’nin ağzında yer alan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’nun petrol ve LNG ihracatını Umman Denizi ile Hint Okyanusu arasındaki yoldan dünya pazarlarına taşıyan hayati bir geçittir. Günlük küresel enerji tüketiminin önemli bir bölümünün muhtemel taşıyıcısı olan bu bölge, özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt ve İran’ın ürünlerini taşıyan gemilerle dikkat çeker. Ayrıca bu rotadan ÇİN, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerine yoğun sevkler gerçekleşir.
Son dönemde artan gerilimler ve riskler nedeniyle taşıtlar üzerinde sigorta maliyetlerinde yükselme gözlemlenmiş; bu nedenle bazı operatörler boğazdan geçişleri geçici olarak durdurmuş durumda. Kpler’in 27 Şubat analizine göre, boğazdan 21 milyon varil civarında ham petrol ve petrol ürünleri taşıyan 15 tanker geçmişken, ertesi günler 28 Şubat’ta 18 gemi ile yaklaşık 21,6 milyon varil sevk gerçekleşti. Ancak 1 Mart’ta bölge gerildiğinde geçişler hızla düşerek yalnızca 3 tanker kaldı ve bunlarda toplam 2,8 milyon varil hacim taşıdı; bazı tankerlerde yaklaşık 2 milyon varil ham petrol bulunduğu bildirildi.
Bu yıl itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama taşınan ham petrol ve petrol ürünleri yaklaşık 19,8 milyon varil olarak kayda geçti. Böylelikle 1 Mart’taki günlük ortalamaya göre geçişler %86 oranında keskin bir düşüş gösterdi. Bu eğilim, yüklerin boğazdan hızlıca güvenli bir şekilde boşaltılması için baskın bir itici güç oluştuğunu ve ardından güvenlik risklerinin artmasıyla geçişlerin daha da kısıtlandığını ortaya koyuyor.
Şu anda İranlı olmayan 706 tanker, Boğaz’ın her iki yakasında beklemeye devam ediyor. Toplamda 334 ham petrol, 109 kirli petrol ürünü ve 263 temiz petrol ürünü taşıyan tankerler Ortadoğu Körfezi, Umman Körfezi ve Arap Denizi’nde farklı bölgelerde bekleyişte. Boğaz’daki yüklemeler sürse de doğu yönündeki çıkışlar azalıyor; bu da varışlarda gecikmelere ve taşıma maliyetlerinde artışa yol açabilecektir.
GÜVENLİK GELİŞMELERİ ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun bazı gemilere “Hiçbir geminin geçişine izin verilmeyecek” mesajını ilettiği iddiaları gündeme geldi. Resmi makamlar bu yönde bir açıklama yapmasa da bağımsız kaynaklar tarafından Hürmüz Boğazı’nın kapalı olduğuna dair haberler dolaşıyor. Bazı konteyner gemileri bu durumdan kaçınmak amacıyla rotalarını değiştirirken, dünya çapında hizmet veren bazı konteyner taşımacılığı şirketleri geçişleri geçici olarak devre dışı bıraktı. UKMTO’nun dün yaptığı açıklama, Umman Körfezi, Musandam ve BAE kıyı suları çevresinde artan saldırılar nedeniyle Boğaz’a yönelik deniz güvenliğinin en üst düzey risk seviyesine yükseldiğini gösterdi.
Bu süreçte Asya ve Avrupa pazarlarına olan tedarik zinciri üzerinde baskı artarken, bölgesel güvenlik riskleri ve maliyetler de yükselmeye devam ediyor. Boğaz içindeki yüklemeler sürsede doğu yönündeki çıkışların azalması, taşıma sürelerini uzatıyor ve maliyetleri artırıyor.