Türkiye-Yunanistan ve Kıbrıs’taki güç ve strateji dinamiklerini analiz eden güncel bölgesel gelişmeleri derinlemesine inceleyen bir bakış.

İran üzerinden İngiliz üssüne atılan füze olayı sonrası Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne iki fırkateyn ve dört F-16 gönderen Türkiye’nin ardından Dendias, Kuzey Kıbrıs’ta Türkiye’nin ağır askeri varlığına dikkat çekti. O tarafın şu anda Ada’da 40 binden fazla asker bulunduğunu belirten açıklama, yaşananlar karşısında Kıbrıs konusundaki askeri dengelerin yeniden dikkat çekici hale geldiğini gösterdi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli ise Dendias’ın açıklamalarına adını vermeden yanıt verdi. Lozan ve Paris Barış Antlaşmalarıyla güvence altına alınan Doğu Ege Adaları ile On iki Ada’nın gayri askeri statüsünün husüsunun net olduğunu vurguladı. Bölgesel gelişmelerin, bazı çevrelerin NATO müttefiği olan Yunanistan ile ikili ilişkileri germeye çalıştığı bir dönemde farklı yorumlar kasıtlı olarak ortaya konuluyor olabilir dedi. Uluslararası hukukun üstünlüğünü esas alan yaklaşımın ise her adımın yasal çerçeve içinde kalması gerektiğini belirtti.
İbretlik olan nokta olarak değerlendirilen bir başka noktada, geçmişte Kıbrıs Türkleri’nin ortak sahipliğini tehdit eden söylemlerin bugün onların güvenliğini savunabileceği iddialarının bir çelişki oluşturduğu ifade edildi. Kıbrıs Türkleri ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, anavatan Türkiye’nin ve garantörlüğünün desteğiyle kendi güvenliğini sağlama kapasitesine sahip olduklarını ve bu süreçte hiçbir baskıya ihtiyaç duymadıklarını kaydetti.