Göç yönetiminde Türkiye’nin yaklaşımıyla Ensar-Muhacir ahlakını odak alan stratejik yol haritasını net ve etkili bir dille sunar.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde sivil toplum temsilcileri ile bir araya gelerek göç konusundaki istişare ve değerlendirme toplantısını birlikte yürüttü. “ENSAR VE MUHACİR KARDEŞLİLİĞİ HUKUKU BİZLERE YOL GÖSTERİR” ifadesiyle başlayan konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğindeki göç politikasının temelinin güvenlik ile insanlık, hukuk ile merhamet arasında kurulu bir denge olduğuna vurgu yapıldı. Bakan Çiftçi, insani değerleri ön plana çıkararak hak, onur ve kardeşlik ilkelerinin her koşulda göz ardı edilmeyeceğini belirtti. Türkiye’nin son 15 yıldaki duruşunun bu dengeyi yansıttığını ifade etti.
“GÖÇÜ BİR KRİZ OLARAK DEĞİL, STRATEJİK BİR FIRSAT OLARAK GÖRÜYORUZ” sözleriyle göç yönetimine geniş bir perspektiften bakıldığını dile getiren bakan, sınır güvenliğinden uluslararası korumaya kadar çeşitli boyutları kapsayan bir yaklaşım benimsediklerini açıkladı. Düzensiz göçle mücadeleyle birlikte nitelikli iş gücü ve uluslararası öğrenciler gibi alanlarda süreçleri kolaylaştırmaya çalıştıklarını belirtti. Göçü, bilgi, üretim, yatırım ve insan kaynağı bakımından stratejik bir fırsat olarak görmek gerektiğini vurguladı.
“KAYITLI İSTİHDAM ÖNEMLERİNE VURGU YAPIYORUZ” Çiftçi, Suriyeli kardeşlerin gönüllü geri dönüş sürecine ilişkin ilerlemelere değinerek, 2016’dan bu yana 1 milyon 434 binin üzerinde gönüllü geri dönüş gerçekleştiğini bildirdi. Türkiye’de şu anda geçici koruma kapsamında bulunan Suriyeli sayısının 2 milyon 259 bine ulaştığını ve bu nüfusun yaklaşık üçte birinin Türkiye’de doğduğunu aktardı. Bu veriler, göç konusunun sadece geçici hareketlerden ibaret olmadığını ve uzun vadeli toplumsal-demografik etkileri olan bir mesele olduğunun altını çizdi.
SURİYELİLERİN KAYITLI İSTİHDAMINI DESTEKLEME Bakan, Suriye’deki güncel koşullar ve saha talepleri doğrultusunda alınan idari ve hukuki kararları şöyle özetledi: gönüllü geri dönüş süreçleri ve geçici koruma geleceğiyle ilgili düzenlemeler sürdürülecek; tüm yabancılar arasında olduğu gibi Suriyelilerin kayıtlı istihdamı da önemli görülecek. Bu çerçevede, çalışma izni alma zorunluluğunu kaldırmayı ve geçici koruma altındaki yabancılar için çalışma izni muafiyetini hayata geçirdik.
“GELİŞİMCİ GÖÇ POLİTİKALARINI BİRLİKTE ŞEKİLLENDİRECEĞİZ” Toplantıda sivil toplum kuruluşlarının önemine işaret eden Bakan, Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonunun bir parçası olan bölgedeki barış ve istikrar hedeflerinin güçlendirilmesi gerektiğini aktardı. Tecrübe ile milletin vicdanını ve sivil toplum birikimini bir araya getirerek geleceğin göç politikalarını ortak akılla belirleyeceklerini ifade etti.