Dünya Glokom Haftası: Göz tansiyonu, sinir hasarı ve erken farkındalık için güvenilir bilgiler ve korunma önerileri.

Glokom, göz içindeki basıncın artmasıyla göz sinirlerinin zarar görmesi sonucu kalıcı görme kaybına yol açabilen bir hastalıktır. Dünya Glokom Haftası kapsamında göz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Faruk Kaya, çoğu vakada belirti vermeden ilerlediğini vurguladı. Göz sinirlerine kalıcı hasar veren mekanizmayı açıklayan Kaya, göz içindeki humor aköz adı verilen sıvının kanallardan yeterince dışarı atılamaması halinde basıncın yükseldiğini ve bu yükselişin sinirlere zarar verdiğini söyledi. Bu hasarın geri dönüşümü yoktur ve hastalık sinsi bir şekilde ilerleyebilir.
Glokom çoğu zaman belirti vermeyen bir hastalık olarak tanımlanır. Birçok hasta görme kaybı oluşana kadar durumun farkında olmayabilir. Kaya, “Göz tansiyonu 23, 24 veya 25 seviyelerinde olsa bile çoğu kişi hiçbir şey hissetmez. Ancak sinirlerdeki hasar belirli bir noktaya ulaştığında görme azalmaya başlar” sözleriyle dikkat çekti. Ailesinde glokom bulunanların özellikle 40 yaşından sonra yılda en az bir kez göz muayenesi ve tansiyon kontrolü yaptırmaları gerektiğini belirtti.
Türkiye’deki durum hakkında bilgi veren Kaya, glokomun çoğunlukla yaşlılarda görüldüğünü ancak çocuklar ve yeni doğanlarda da ortaya çıkabildiğini ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon glokom hastası bulunduğunu ancak tanı konulan ve tedavi alan kişi sayısının yaklaşık 400 bin civarında kaldığını söyledi. Bu uçurum, hastaların çoğunun hastalığın farkında olmadan yaşamını sürdürdüğünü gösteriyor.
Kaya, tedavi yaklaşımlarını şu şekilde özetledi: Glokom tedavisinin yaklaşık yüzde 95’i ilaç tedavisiyle yönetilir; damlalarla göz içi basıncı kontrol altına alınabilir. Ancak bazı durumlarda ilaçlar yeterli olmadığında cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.