Cumhuriyet’in erken döneminin İstanbul’unun görsel hafızasını, kamera arkası hikayeleriyle canlı ve akıcı bir bakış sunuyor.

İstanbul’un erken Cumhuriyet dönemi gündelik yaşamını ve foto muhabirliğinin perde arkasını mercek altına alan bir sergi, ziyaretçilere geçmişin sokaklarından günümüze uzanan bir görsel yolculuk sunuyor. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu ile Basın Fotoğrafları Arşivi’nden seçilen görüntüler, 90 bini aşan negatif ve asetatlar üzerinden dönemin toplumsal çeşitliliğini ve görsel hafızasını farklı açılardan aydınlatıyor.
İdil Çetin ve Ahmet Ersoy’un küratörlüğündeki bu seçki, sokaktaki insanların gündelik yaşamını, şehrin ritmini ve mekânlarını ön plana çıkarırken, toplumsal ve siyasi olayları da bir dizi çarpıcı kareyle gözler önüne seriyor. Gazete sayfalarına girmemiş anlar bile, fotoğrafçının kentle kurduğu ilişkileri ve haber üretim süreçlerini yansıtacak şekilde yeniden görünür kılınıyor.
Eğlence mekânlarından mahkeme koridorlarına Sergi, mahalle aralarından kalabalık caddelere, spor alanlarından çalışma hayatının izlerine uzanarak erken Cumhuriyet İstanbul’unun günlük hayatını çeşitlilik içinde betimliyor. Geçimini sürdürmeye çalışanlar, sokakta oyun oynayan çocuklar, toplulukların toplu davranışları ve kentte dinlenenler, şehrin yaşayan kalbi olarak karşımıza çıkıyor. Olaylar, kazalar ve suç mahallerinin fotoğrafları ise dönemin haber dünyasının sert yüzünü yansıtıyor; mahkeme koridorlarında bekleyen insanlar ve yaralılar, görsel hafızanın zengin bir parçası olarak sergide yer buluyor.