Çetin Emeç’i anarken gazete sektörünün şerefli mirasına saygı duruşu: Anma töreninin duygusal ve ilham verici anları.

7 Mart 1990’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç için Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen anma töreni, yeğenler, eş, çocuk ve meslektaşlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Törene eşi Bilge Emeç, oğlu Mehmet Emeç ve Çetin Emeç’in eski çalışma arkadaşları ile gazeteciler katıldı; dualar edildi ve anma konuşmalarıyla anı tazelendi.
“TÜRK BASINI ÇOK ÇALIŞKAN, ATATÜRK DEVRİMLERİNE BAĞLI BİR EVLADINI KAYBETTİ” başlığıyla konuşan gazeteci Oktay Ekşi, Atatürk sevgisi ve devrimlere bağlılığın bir gazeteci için ne demek olduğuna vurgu yaptı. Emeç’in, bu uğurda gösterdiği dürüstlük ve meslek aşkını yitirdiğimiz için derin bir üzüntü duyduğunu ifade eden Ekşi, zihninde bu tür olayların bedelinin bir gün ödeneceğini savundu ve “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste” sözleriyle duygularını paylaştı. Emeç’i kaybetmenin karşısında duranların da benzer sonuçlarla karşılaştığını öne sürdü.
“CESUR GAZETECİLİĞİYLE HEPİMİZE ÖRNEK OLDU” diyen Arif Dizdaroğlu, Çetin Bey’in cesaretli duruşunun meslek arkadaşlarını nasıl etkilediğini anlattı. 36 yıl geçmesine rağmen suikastin faillerinin netleşememiş olması karşısında hayranlık ve hayal kırıklığını dile getirdi; onun, süratine ve doğruluğa olan bağlılığına olan özlemi ifade etti. Dizdaroğlu, Emeç’in kaybının üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen onun değerlerini sürdürmenin gerekliliğini vurguladı.
“ÇETİN BEY’İN KENDİSİ BURADA OLMASADA MÜCADELESİ SÜRÜYOR” diyen Haluk Şahin, Emeç’in doğruları cesaretle söyleme konusundaki kararlılığını ve titizliğini övdü. Cenaze arabasıyla paylaşılmış anılar ve bugün dahi süren mücadelenin devam ettiği mesajını dile getirdi. Şahin, gerçek ile yanlışı ayırma tutkusunun onun mirasının temel unsuru olduğunu belirtti.
“ONU SAKİNCE GERÇİĞİ SAVUNAN BİR GAZETECİ OLARAK ANIYORUM” diyen Mehmet Emeç ise bugün dahi babasının gerçeği savunma tutkusunu ve sadece gerçeğin peşinde olma prensibini hatırladığını ifade etti. Pandemi ve kaos günlerinin ardından bile barış ve mutluluğun, çocuklarımız için en önemli hedefler arasında olması gerektiğini belirtti.